O demir kapı neden devrildi?

0

Derince’de bulunan Turgut Reis İlkokulunda üç gün önce meydana gelen hadisede, okulun dış girişinde bulunan demir kapı 7 yaşındaki 1. sınıf öğrencisi Mehmet Ali’nin üzerine düşmüş, görünmez kaza nedeniyle ağır yaralanan Mehmet Ali’nin minik bedeni, hayat mücadelesinde yenik düşmüştü.
Allah minik Mehmet Ali’ye rahmet, ailesine derin sabırlar versin, herkese sıralı ölüm nasip etsin.
Elbette üzücü bir hadise ile karşı karşıyayız.
Ama sorun nerede?
Bu kapı neden minik Mehmet Ali’nin üzerine düştü?
Her ne kadar Mehmet Ali demir kapıyı tutup az biraz sallamak istese de, bir demir kapı küçücük bir çocuğun sallamasıyla bu şekilde yıkılmalı mı?
Normal mi?
Bu olayı her açıdan öğrenmek istedim.
Bu sebeple Başiskele Vezirçiftliği bölgesinde bulunan ve bugüne kadar pek çok demir kapı yapan Şenol Çelik Konstrüksiyon firmasının sahibi Şenol Furuncu ve oğlu Muhammet Furuncu’ya sordum.
Hatta konuyla ilgili küçük bir video da çektim.
İşin uzmanına göre demir kapının arkasındaki STOP adı verilen dayama tamponları ya da bir diğer ifadesiyle “takozlar” kırılmış.
Kırıldığı için demir kapı ön tarafındaki yuvadan dışarı çıkmış, boşa düşmüş.
Minik bir çocuk boşluktaki demir kapıyı sallayınca da üzerine düşmüş.

Şimdi gelelim çözüm önerilerine;
1. Stoplar zamanında çok sağlam yapılmış olabilir. Ama zamanla kırılabilir. Hele kapılar çok hızlı çarpılıyorsa daha erken kırılır. Neticede 5-6 metrelik demir ve ağır kapılardan bahsediyoruz. Kapı takozu kırılınca daha da geriye gidiyor ve yuvadan çıkıyor. Bu nedenle sürgülü kapıların takozlarını düzenli olarak kontrol etmek lazım.
2. Birbirine bağlı, aynı zamanda açılıp kapanan çift ray ve çift kapı sistemi de kullanılabilir. Kapıların maliyeti belki iki katına çıkar. Ama çok sağlam olur.
3. Tek kapı çift ray yani ağırlık destekli sistem. Ağırlıkların üstü düz sacla kaplanmalı ki, çocuklar üzerine basıp ayrıca kapının üstünden atlamaya çalışmasın. Bu sistemde takozlar kırılsa bile demir kapılar asla devrilmez.
Sorunun kaynağını ve çözüm önerilerini öğrendik.
Konuyu toparlamak gerekirse:
* Bugün itibariyle okullardaki tüm kapılar elden geçirilmeli, periyodik bakımları yapılmalı. Özellikle stopları (takozları) kontrol edilmeli.
* Okulların iş güvenlikleri (varmış) bu işleri düzenli olarak denetlemeli.


Aşure dağıtmak da önemli ama…

CHP İl Kadın Kolları Başkanlığı geçen hafta İzmit Bekirpaşa Üçyol’da 5 bin kişilik aşure dağıttı.
Neden Bekirpaşa’da dağıttığını söylemeye gerek yok!
İyi, güzel, hoş bir etkinlik.
Ama çok daha fazlası lazım.
CHP’nin bu bölgedeki ezici yenilgisini sona erdirebilmek için, kendisine oy vermeyen, uzak seçmene çok daha yakın durması gerekiyor.
Mesela önümüzdeki yerel seçimlerde adaylarını bu kriterlere göre belirleyebimeli.
CHP’nin en iyi adayını çıkarması başka bir şey…
“Bu seçmen yapısına göre en iyi aday kim olur? Bekirpaşa seçmeninden en çok oyu kiminle alırız? Köylerdeki farkı en çok kimle azaltırız?” demek başka bir şey…
Bence…
Şayet seçim kazanmak gibi bir dertleri varsa…
CHP’nin İzmit adayını belirleme kriteri bu olmalı.
AK Parti’den korkan, kopan, kaçan, “Bu dinsiz imansız CHP’ye mi oy vereceğim” diyen seçmene de kucak açabilmeli parti.
Orayı hedeflemeli, oraya köprü kurmalı, yol açmalı, elçi göndermeli.
Bekirpaşa ile, köylerle, oy alamadığı bölgelerle barışmalı, kucaklaşmalı ve helalleşmeli.
Kolay mı? Değil.
CHP’nin mevcut yapısı bu fikre sıcak mı? Değil.
Asıl sorun da zaten burada.
Zaten bu helalleşme olmadığı için, bu barışma, bu kucaklaşma, bu bütünleşme yaşanmadığı için, “Tayyip Erdoğan’ın her türlü yanlışı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun doğrusundan iyidir” demiyor mu toplumun önemli bir kısmı?
Ne yani, bu durumda da vatandaşı suçlamaya devam mı edeceksiniz?
Özeleştiri yapmayacak mısınız?
Konumuza dönelim ve soralım:
CHP İzmit’te bu fikrin dışındaki bir fikirle belediyeyi alabilir mi?
Böyle bir ismin dışındaki isimle seçim kazanabilir mi?
Bence mümkün değil.
Aday yapısı bu profilde olmadığı sürece, ayrışma ve kucaklaşamama sorunu devam edecektir.
İsim vermeye gerek yok.
İsterseniz isimleri siz söyleyin, sıralayın.
Ben sadece izlenimlerimi söylüyorum.


Karayollarının bariyeri

Biliyorsunuz, ben yazılarıma gelen tepkileri de yer yer bu köşede kullanıyorum.
Belki konu uzuyor, kimileri sıkılıyor.
Ama aynı zamanda meselelerin diğer yönleri de öğreniliyor, konular pek çok açıdan tartışılmış oluyor.
Bu girişi yaptıktan sonra sadede geleyim:
“Kocaeli’de hastanesi olmayan tek ilçe” başlıklı yazımın içinde geçen, “Konak Hastanesi bir ara gelmeye niyetlenmiş. Ancak tutulmak istenen binadaki sıkıntılar nedeniyle vazgeçmiş…” cümlesiyle ilgili olarak…
Adı aynı zamanda CHP’nin Kartepe Belediye Başkan adayları arasında geçen Birsoy Elektrik’in sahibi Osman Özsoy’un yanıtını dün sizlerle paylaşmıştım.
Sarımeşe Sapağı By Bakkal Market’in tam karşısında yer alan Birsoy İş Merkezi ile ilgili bugün yeni ve küçük bir bilgi aldım.
Yazmadan önce de birkaç kişiye danıştım.
Ortaya iki farklı görüş çıktı.
Eleştiri ve cevap başlıkları altında özetlemek istiyorum:

ELEŞTİRİ;
Osman Özsoy orada kotu Sapanca yolundan alsaydı, bina 4.5 değil 3.5 kat olacaktı. Ama iç yoldan, mahalle içinde doğuya bakan imar yolundan aldı. Sonrasında ise Karayollarına ait bariyeri bir gece yarısı kaldırıp binanın girişini direkt Sapanca yolundan yaptı. O bariyerleri kaldırmak için Karayollarından izin aldı mı?

CEVAP;
Binanın tüm belgeleri tamam. Bariyer meselesi ise suni. Karşı tarafta bulunan yeme içme mekânlarının tamamının önünde de bariyer olması gerekiyor. Neden yok? Onlarda sorun olmuyor da, Birsoy İş Merkezinde neden olsun? Eleştiriler ya adı belediye başkanlığına geçtiği için ya da çekememezlikten kaynaklanıyor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin