18 Ağustos olasılıkları

0

18 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilecek AK Parti Büyük Kongresinde;

1.FİKRİ IŞIK GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YA DA MKYK ÜYESİ OLURSA…
Kocaeli dengeleri açısından Fikri Işık’ın pozisyonu çok önemli.
Genel başkan yardımcısı olursa aktör olmaya devam eder. Hele ki teşkilat başkanı olursa, bu Kocaeli için bambaşka bir şey olur. Kocaeli’nin eli çok güçlenir. Fikri Işık’ın gözden çıkarılmadığı, sistem değişikliği nedeniyle bir süre dinlendirildiği anlaşılır. Işık yeniden zirveye oturur. AR-GE gibi düşük profilli genel başkan yardımcısı olursa kötünün iyisi olur. Bakanlık kadar karizması olmasa da, 13 kişilik AK Parti yönetimine girmesi başlı başına önemlidir, değerlidir. Ama Büyükşehir olasılığı kesinkez ortadan kalkmış demektir.
MKYK üyesi olursa, büyük bir artısı olmaz. Zira Zeki Aygün iki dönemdir yapıyor MKYK üyeliği.
Hiçbir şey olmazsa, Fikri Işık eşitler arasındaki yerini alır, bundan sonraki hayatına komisyonlarda bile olmayan sade bir milletvekili olarak devam eder ki, bunun siyasi anlamı büyük olur. Fikri Işık için Büyükşehir beklentisi içine girmek de düşük bir ihtimal haline gelir.

2.ZEKİ AYGÜN GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YA DA MKYK ÜYESİ OLURSA…
Zeki Aygün bu dönem milletvekili yapılmadı. Dolayısıyla nasıl değerlendirileceği en çok merak edilen isimlerden.
Genel başkan yardımcısı olursa hem kendisi hem de Kocaeli için müthiş olur. Ama Fikri Işık olursa o, o olursa Fikri Işık olmaz. Aynı anda ikisi olamaz. Genel başkan yardımcısı olursa, Büyükşehir Belediyesi ihtimali de ortadan kalkar.
Yeniden MKYK üyesi olursa, yeniden MKYK üyesi olur. Çok bir şey değişmez. Yine Büyükşehir’e aday gösterilmez.

3.SÜRPRİZ İSİMLER ÇIKARSA…
Gerçi kim kaldı ki geriye? Açıkçası sürpriz bir ismin genel başkan yardımcısı olmasını kimse beklemiyor.
Sürpriz bir ismin (18 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Elif Nur Bayram gibi) MKYK üyesi olması ise kent içi siyasi dengeleri herhangi bir şekilde zaten etkilemez.

4.HİÇBİR KOCAELİLİ OLMAZSA…
Bırakın genel başkan yardımcılığını, şayet MKYK’da da hiçbir şekilde Kocaeli’nin adı olmazsa bu, siyasi anlamda çok büyük bir eksidir. Kocaeli’nin AK Parti’de hiçbir şekilde temsil edilmemesi, siyasi çevrelerde konuşulanların Beştepe’de yankı bulması, kentin siyasi aktörlerinin cezalandırılması anlamına gelir.


Gerçekçi Çözüm Modeli nedir?

Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet dün akşam İzmit Santral mevkiinde meydana gelen ve freni patlayan kamyonun yan yattığı kazanın hemen ardından açıklama yapmış, “Ölüm rampasında hayatını kaybedenlerin sorumlusu yerel yönetimlerdir. Bir an önce gerçekçi çözümler ele alınmalı” demiş.
Bu kazada ölen yok ama…
Açıklama genel hatlarıyla doğrudur, kendisine katılıyorum.
Ancak gerçekçi çözümlerin ne olduğu kısmına girmemiş.
Yerel yönetimler bilmiyor olabilir, uygulamak istemiyor olabilir, duymazdan gelebilir…
Bizim anlatmamız, ısrarla gündeme getirmemiz lazım.
Bu konuda kendisinin önerdiği gerçekçi çözüm modeli nedir?
Nasıl olmalı da bu sorun kökünden çözülmeli?
Nasıl olmalı da hiç kaza olmamalı?
Sorunu konuşmak kolay.
Çözüm yollarını konuşur ve konuşturursak, sorunları daha hızlı ve el birliğiyle ortadan kaldırırız diye düşünüyorum.
Yanılıyor muyum?


Ziyaettin Akbaş aradı

Çayırova Belediyesinin eski başkanı Ziyaettin Akbaş aradı, “Şevki Demirci’nin karnesi” başlıklı yazıda yer alan kendisiyle ilgili bazı bölümlere açıklık getirdi:
* “Yeni dönemde, makam aracı olarak kullanılan kiralık Audi A8 satıldı” demişsiniz. Benim dönemimde makam aracı olarak kullandığım Audi A8, yapı denetim paralarının bankaya yatırılması karşısında banka tarafından promosyon olarak alınmış bir arabaydı. 2011’de yapı denetim kanunu değişince, biz de o sözleşmeyi iptal ettik. Sonrasında sıradan bir BMW’ye bindik. Sanırım 5.20 idi. Onun sözleşmesi de görev süremizin sonunda bitmişti. Yani ben 1 Nisan’da bıraktığımda, makam aracım yoktu. (O kısmı ben yanlış anlamış ve yazmış olabilirim. Özür. A8 meselesinin takdiri ise kamuoyunun)…
* Bizim dönemimizde yapılan Çayırova Yarı Maratonunun 1 milyon liraya mal olduğunu yazmışsınız. En son düzenlediğimiz maraton 350 bin lira tutmuştu. O rakamlar bugün bile olmaz. Bence sizi yanıltıyorlar…
* Bir de Çayırova Emniyet Müdürlüğü binası meselesi var. Emniyet müdürlüğünün tapu parasını biz verdik. Proje parasının ilk taksitini de ben ödedim. Devlette devamlılık esastır…


Sende değişim var!

Değişim falan yok.
Ben aynı benim.
Durduğum ve duracağım yer aynı.
Cebimdeki para aynı.
Yüreğimdeki vatan sevgisi ve iman aynı.
Ev adresim, altımdaki araba aynı.
Ama sizde büyük değişim var!
Siz bu topraklarda;
Liyakate dayalı bir sistem kurmak için mücadele etmediniz!
İnsan yetiştirmediniz!
Geleceği inşa etmeye odaklanmadınız!
Bilakis günü kurtarmaya, kendinizi kurtarmaya, nefsinizi kurtarmaya odaklandınız!
Siyasi ve ticari ikbalinize daha çok odaklandınız!
Belki misyonunuzu tamamladınız…
Belki kapasiteniz bu kadardı…
Belki de yokluktan gelmiştiniz, sadece cebiniz değil gözünüz bile açtı…
Bilmiyorum.
Ama o dönemler geride kaldı.
Ya da geride kalıyor, kalmak üzere.
Olan hep bize oldu.
Maşallah size hiçbir şey olmadı.
Tekrar ediyorum;
Değişen ben değilim, sizsiniz.
İsterseniz, dostlarınıza ya da sokaktaki vatandaşa sorun!
İster misiniz?

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin