Abdullah Eryarsoy’u bekliyoruz

2

Yeni kabinenin ardından, AK Parti teşkilatlarının en önemli gündem maddesi, kuşkusuz il başkanlıklarına yapılacak atama.
Yanılmıyorsam 15-16 kentle birlikte Kocaeli’ye de asaleten atama yapılacak.
Eski il başkan yardımcısı Av. Abdullah Eryarsoy halen İl Başkan Vekili.
Asaleten atanmasını bekliyoruz.
Çünkü;
*Kamuyla işi yok. Ekonomik olarak temiz.
*Siyasi anlamda istikrarlı. 10 küsur yıldır partinin içinde.
*Çalışkan, fedakâr.
*Siyasetin ayak oyunlarını, ikiyüzlülüklerini bilmez, beceremez.
*Teşkilatlarda da seviliyor. Naif duruşu ve kişisel beklentilerle hareket etmeyişi, ona olan sempatiyi artırıyor.
Yalan mı?
Yukarıdaki maddelerin birine dahi itiraz edebilecek biri var mı?
Peki, kulislerde neler dolaşıyor?
*Mehmet Uzunoğlu vazgeçti.
*Mahmut Civelek asılıyor.
*Şemsettin Ceyhan teklif gelirse olumlu bakıyor.
Farklı bir tercih olacağını…
Suyun akışının, bir mecburiyet yokken değiştirileceğini hem düşünmüyorum, hem de arzu etmiyorum.
Kocaeli’de de kahir ekseriyetin bu şekilde düşündüğünü iyi biliyorum.
İsterseniz istediğinize sorun…


Sayın Cumhurbaşkanım

Şu Berat…
Şu Berat’ı diyorum, koymasanız bir daha kabineye!
Oğlunuz Bilal Erdoğan’ı mütevazı oluşu nedeniyle ne kadar çok beğeniyorsak…
Damadınız Selçuk Bayraktar’ı mütevazılığı ve çalışkanlığı ile ne kadar çok takdir ediyorsak…
Diğer damadınız Berat Albayrak’ı da mütevazı olmayışı nedeniyle sevemiyoruz.
Belki çalışkan, yetenekli ve enerjik.
Ama sizin de daha önce farklı yerlerde dile getirdiğiniz “gönül siyaseti” konusu, “tevazu”
konusu onda eksik.
*Birlikte çalıştığı bürokratlar böyle düşünüyor.
*Trabzonlu hemşehrileri böyle düşünüyor.
*Piyasalar böyle düşünüyor.
“Parayı damada teslim etmiş” şeklindeki yorumlar, açıkçası beni de rahatsız ediyor.
Uzmanlık alanı işletme olsa bile!
Tevazu şart!
Bizim millet tevazu sahibi olan makam sahiplerini daha çok sever…
Hele damatsa…


Teşhis doğru. Tedaviye bakacağız

Yeni Milli Eğitim Bakanı, eski Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’la ilgili bilgiler yağıyor sosyal medyada ve internet sitelerinde.
En çok dikkat çekeni kuşkusuz, Yeni Milli Eğitim Bakanından 11 öğüt başlıklı maddeler.
Her biri “altın” değerinde olan, üzerinde uzun uzun konuşulması ve tartışılması gereken o öğütlerin genel özelliği, Türkiye’nin en temel problemlerine dikkat çekiyor.
Mesela birinde diyor ki Ziya Hoca;
“​İleride robotlardan dolayı çocuklarımız iş hayatına atılamayacaklar. İşten atılacaklar. O yüzden okullar robotların beceremeyeceği alanlara, yani temel insani özelliklerin geliştirilmesine yoğunlaşmalı.”
Yani 20 yıl, 30 yıl sonrasını planlamayı akıl eden bir Milli Eğitim Bakanımız oldu.
Yani sorunları bakanlık koltuğuna oturmadan bilen ve bizzat yaşayan bir bakanımız oldu.
Teşhisler doğru.
Umarım ki tedaviler de doğru olur.
Türkiye, en önemli gücü olan genç nüfusunun enerjisinden azami derecede istifade eder.
Gününü kurtarmakla değil, geleceğini inşa etmekle uğraşır.
Hadi hayırlısı.
(Bu arada o 11 öğüdü tane tane okumayı unutmayın!)


Muhalefet bu işe sevinmeli!

Şaka yapmıyorum.
Tayyip Erdoğan, 2002 yılında iktidar oldu ama uzun süre muktedir olamadı.
Çeşitli üst düzey kurum yöneticilerini, komutanları, rektörleri değiştiremedi.
En az 10 yıl bürokratik atamalarla, eski isimleri değiştirmeye çalışmakla uğraştı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işte bu sorunu kökten çözüyor.
Bugün yayınlanan kararnamelere göre;
Cumhurbaşkanı olan kişi;
Merkez Bankası Başkanı ve başkan yardımcılarını, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı, Genel Kurmay Başkanı, MGK Genel Sekreteri, MİT Başkanı, Savunma Sanayi Başkanı, Türkiye Varlık Fonu başkanlarını, valileri, bakan yardımcılarını, büyükelçileri, rektörleri, TRT Genel Müdürünü, AFAD, Adli Tıp Kurumu, Özelleştirme İdaresi başkanlarını, YÖK üyelerini, SGK, Gelir İdaresi, TOKİ, ÖSYM başkanları gibi 76 üst düzey makama gelecek isimleri bizzat belirleyecek.
Bu makamlara gelecek isimlerin görev süresi, atandıkları tarihteki Cumhurbaşkanının görev süresi ile sınırlı olacak. (Cumhurbaşkanı elbette istediği zaman istediğini de değiştirebilecek.)
Yani Cumhurbaşkanı ile göreve gelip Cumhurbaşkanı ile gidecekler.
Yani şayet muhalefet partileri Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanırsa, yukarıdaki tüm üst düzey yöneticilerini çok kısa süre içinde değiştirme imkanına kavuşacak.
Yani Erdoğan’ın kadrolaşma konusunda çektiği sıkıntıların hiçbirini çekmeyecek.
Yani Erdoğan’ın izlerini de istedikleri anda silebilecek.
Türkiye ve muhalefet partileri için kesinlikle iyi…
Ama Erdoğan ve AK Parti için kötü bir durum değil mi?


“Başarısız” meselesi değil!

Mesela Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ kötü adam mıydı? Hayır.
Mesela Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu başarısız mıydı? Asla.
Mesela Ulaştırma, Denizcilik ve Habercilik Bakanı Ahmet Arslan kenara koyulacak adam mı? Değil.
Ama onlar da kabine dışı kaldı.
Demek istediğim…
Başbakan Yardımcısı Fikri Işık “kötü” ya da “başarısız” olduğu için kabine dışında kalmadı.
En azından sadece kabine dışı kalma kriterine göre böyle bir yorum yapmak olanaksız.
Sonraki adımları beklememiz şart.
AK Parti Büyük Kongresini…
Genel başkan yardımcılığı dağılımlarını beklemeliyiz.
Kabul edelim ki, Türkiye yeni bir döneme girdi.
Yeni bakanlar, yeni dönemin önceliklerine göre belirlendi.
Ancak…
Fikri Bey’in yeni kabinenin belirlenme sürecinde…
Bir şeye (ya da şeylere) alındığı, kırıldığı 23.57’deki o çok kısa Twitter mesajından çok net olarak belli oluyor.
“Yeni kabine hayırlı olsun” paylaşımı, insanları övme, teşekkür etme, motive etme ustası Fikri Işık’tan duyduğumuz bugüne kadar ki en yalın kutlama olsa gerek!
İnsan merak etmiyor değil…


 Sıktın ama ROMATEM!

Aslında ROMATEM değil, ROMATEM’in avukatı sıktı.
Çünkü ben bu ısrarın altında ROMATEM yönetiminin olduğunu sanmıyorum, sanmak dahi istemiyorum.
Ufacık bir konuda, son derece basit bir meselede, komşuların yazdığı “Otoparktan toz kalkıyor” şikâyetine, noterden açıklama üstüne açıklama gönderiyor avukat beyler.
Bir önceki Tekzip metnini bu köşede kullanmıştım.
Vay, “Sen neden sağına soluna ekleme yaptın” diye yine göndermişler.
Aynısını.
Son metni de yayınlayacağım.
Ama öncesinde sormak istiyorum;
1.Konuyu neden uzatıyorsunuz? Küçücük bir konuyu uzatmanın size, kurumunuza, ROMATEM’e faydası ne?
2.Her gönderdiğiniz metne yorum yazsam, yine noterden metin mi göndereceksiniz? Sizin başka işiniz gücünüz yok mu? Yoksa bu işlerden mi para kazanıyorsunuz?
3.Meseleyi bir daha uzatmamanızı tavsiye ederim.

2 YORUMLAR

  1. Ak parti il başkanının kamuyla işi yok. Ama kaç tane bankanın veya sendikanın siyasi güçle avukatlığını almış araştırılsın. Seveni ne kadar var onu da herkes biliyor. Ayrıca ortağı olan şimdiki baro başkanı Chp li. her yerde derince belediye başkan adayıyım diye çalışıp dolaşıyor. Başkası yapsa neler neler denir. Ne hainliği ne de başka bir şeyi kalmaz. Yazık kimse buna sesini çıkarmıyor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin