Cezmi Çiçek: En ucuz ve kaliteli eti ben satacağım

1

İlimizin başarılı iş adamlarından, Türkiye’nin en iddialı besi çiftliği Vadi Besiciliğin sahibi Cezmi Çiçek çok iddialı bir projeyle daha kent ve ülke gündemine gelmeye hazırlanıyor. Kurban Bayramına yaklaştığımız şu günlerde Gölcük Lütfiye Köyü’ndeki çiftliğinde hazırlıklarını sürdüren, ayrıca yeni yatırımlara imza atmaya hazırlanan Çiçek, Kocaelililerin ucuz ve sağlıklı et yemesini sağlamak amacıyla çok uygun fiyattan et satacağını açıkladı.
Lütfiye Köyünde gazetemizi ağırlayan ve sorularımızı yanıtlayan Cezmi Çiçek tüm çalışmalarını ve projelerini anlattı. İşte Çiçek ile sohbetimizden satır başları;

DOĞUMDAN KESİLENE KADAR
Başiskele’de TED Koleji’nin karşısına özel bir dükkan açıyorum. Burada özel ve sağlıklı ürünler satacağım. Bu dükkânda organik süt, organik yumurta, İyi Tarım ile yetiştirilmiş dana eti satacağız. Bu konsept çok farklı olacak. Türkiye’de başka yerde yok. İçinde Malatya Pazarı var. Mesela gün kurusu kayısı Malatya’da hangi köyde daha iyi yapılıyor? Ya da pestil hangi köyde daha iyi yapılıyorsa oradan getireceğiz. Kars’ta bir dostum var. Köyde organik kaşar yapıyorlar. O kaşar gönderecek. Antalya’da Rani çiftliği var. Rani çiftliğinin 100 çeşide yakın ürünü olacak. Peynir, manda yoğurdu, koyun yoğurdu, inek yoğurdu… Sucuklar bile dana, manda, koyun sucuğu olarak ayrılacak. Kaliteli, seçkin ürünleri burada insanlarla buluşturacağım.

AYNI DÜKKÂNDAN BAŞKASI AÇAMAZ
Bu dükkânın içerisinde tavşan, bıldırcın, kaz, ördek etinin olduğu ayrı bir bölüm var. Çok farklı bir konsept olacak. Birisi kalkıp, “Ben aynı dükkândan açacağım” diyemez. Çünkü biz bu dükkan için Vadi Besicilik alt yapısını kullanıyoruz. Vadi Besicilik 40 milyona yakın sermaye ile yapılmış bir yer. Öyle bir dükkân açabilmen için bir Vadi Besicilik olman lazım.

ŞİŞELERİ DE BEN ÜRETECEĞİM
Daha basiti bir su fabrikası olması lazım. Çünkü ben o su fabrikasında şişeler üreteceğim. O sütleri de o şişelerde kullanacağız. Kaç litre istiyorsanız basacaksınız makineye, o kadar süt dolduracak. Ve o sütü içtiğiniz zaman ne kadar farklı bir süt içtiğinizi göreceksiniz.

EN UCUZ KASAP OLACAĞIM
Bir de işin fiyat bölümü var. Belki de Kocaeli’nin en ucuz kasabı olacağım. En kaliteli eti ben satacağım. Çünkü ben buradan kasaba maliyetine karkas et veriyorum. Ve ondan kar ediyorum. Ben işte o eti kasaba verdiğim fiyata dükkânda satacağım. Kasaba verdiğim fiyata sattığım zaman daha çok kazanacağım.

DAHA UCUZ SATAN BULURLARSA…
Ben kasaba hayvanı verirken karkas et olarak veriyorum. Sakatat, kelle, ciğer, derisi kasaba bedava kalıyor. O da bir hayvanda 600-700 lira ediyor. Şimdi 700 lira bana kalacak. Günde 5 hayvan satsam, 3 bin 500 lira sakatattan kazanırım. Etten kazanmama gerek yok. Zaten ben eti kasaba satarken kazanıyorum. Göreceksiniz en ucuz eti ben satacağım.
Hatta şöyle bir iddiam da var. Benden daha ucuz et satan yer bulurlarsa, o kişiye bedava et vereceğim. Ama et benim sattığım kalitede olacak. Kalite olmazsa olmazımız.

SANAT ET İNSANLARI KORKUTTU
Bu proje için lokantacılardan bana aşırı bir talep var. İşletmeciler, “En azından dükkâna İyi Tarım ile yetiştirilmiş, dana eti üreten Vadi Besiciliğin ürünlerini kullanıyoruz yazayım” diyor. Çünkü Sanat Et olayı milleti korkuttu. Bizim yaptığımız çok ciddi bir yatırım. Sadece dükkânın dekorasyonuna çok büyük para verdim. Dolaplar en kaliteli ve en pahalı, dolaplar. İçerisinde mesela Dry Aged et dolabı var. Bu dolabı Japonya’dan Türkiye’ye ilk ben getiriyorum.

ET KARARMIYOR, BEYAZLIYOR
Steak restoranlarına gidiyorsunuz et dolaplarını görüyorsunuz. Onlar hava ile ete üflüyor. Ve et kararıyor. Ama bu dolaplar hava üfleyerek eti saklamayacak. Eti dolabın kendi soğukluğu ile saklayacak. Burada et beyazlayacak. Bu dolapların bir tanesi bile çok pahalı. Ben buradaki steakcilere soruyorum. Aynısı değil. Özel etlerin dükkânda hazırlandığı farklı bir bölüm var. Bu bölüm komple cam. Sen o anda etin orada nasıl parçalandığını, içerdeki etleri, kıymanın nasıl yapıldığını şeffaf bir şekilde görüyorsun. Ama temas edemiyorsunuz.

HELAL GIDA SERTİFİKASI
Benim kasap dükkânlarımın tamamında SİP sistemi var. SİP sistemi; dükkân kapanma saatinden sonra sistem dolapların tamamını otomatik olarak yıkıyor, bütün makineleri temizliyor. Burada insan ile teması kestik. Ve bu proje ile ilgili en büyük hayalimiz iyi bir ödül almak. Müracaatlarımız olacak. Helal Gıda, İyi Tarım sertifikası aldık. Kosher belgesi de alıyoruz. Dünyada en geçerli belge budur. Yahudilerin bir belgesidir. Hahamlar gelirler. Onlar o ruhsatı verirler. Dediğim gibi çok farklı bir konsept.

İLK RUHSATLI ÖZEL MEZBAHA
Benim amacım Vadi Besiciliği sadece İzmit’te değil, tüm Türkiye’de duyurmak. Çünkü hakikaten burada çok büyük bir yatırım var. Mesela kasap dükkânı için kalktım özel bir mezbaha yaptım. Bizim bir çiftliğimizde Kocaeli’nin ilk ruhsatlı özel mezbahası vardır. Orayı yapma amacımız şu: Ben kasap dükkânıma Vadi Besicilik adını koyacağım için, yarın bir gün mezbahada karşılaşabileceğimiz bir olumsuzluk benim bütün şirketlerimi etkileyebilir.

ŞARBONLU HAYVAN…
Mesela normal mezbahaya Şarbonlu bir hayvan geldi. O hayvanı kestikleri bıçakla bizim hayvanı da kestiler. Bizim hayvana da mikrop bulaşır. Veya hayvanı kestikten sonra hayvan soğuk hava deposunda dinleniyor ya, soğuk hava deposundaki bazı hayvanlar da hasta diyelim. Bizim hayvan da hasta olacak. Küçük bir risk. Ama risk. Biz bu riskleri dahi ortadan kaldırmak için çok modern bir mezbaha yaptık.

ETLERDE YERDE DEĞİL!!!
Orada hayvan kesilecek, soğuk hava deposuna konulacak, dinlendikten sonra filelenecek ve özel taşıma arabaları ile taşınacak. Kasap arabaları çok kötü hallerde. Etler yerde oluyor. Adamlar çizme ile orada dolaşıyor. Bizim mezbahada et, soğuk hava deposundan bant sistemi ile araca getirilecek. Kasap dükkânına gelince yine bant sistemi var. Oradan da depoya gidecek. Yine bir insan teması olmayacak.

İYİ TARIM RUHSATI
Çiftliğimiz için İyi Tarım Uygulamaları Ruhsatı aldım. Türkiye’de ilk biz aldık. İyi Tarım Uygulamaları; dananın doğduğu günden kesildiği güne kadar olan sürecin takibi. Dananın doğduğu ahır, doğduğu ahırın sahibinin isminden tutun, doğumdan sonra bakanlık ve işletme sahibi tarafından yapılan aşılar, dananın kesim gününe kadar yemiş olduğu yemleri kayıt altına alan bir sistem bu.

GERÇEK ORGANİK YUMURTA
Mesela Organik Yumurta Çiftliği kurdum. Pazarlarda satılan organik yumurta gibi değil ama. Bu uygulamada bakanlık üç günde bir denetim yapıyor. Bütün sorumluluk bana ruhsatı veren kişilere ait. Yeminden tutun, suyuna kadar, farklı bir besleme sistemi uygulanıyor. Ve tüm aşamaları yine kayıt altına alınıyor.

ORGANİK SÜT PROJESİ
Bakanlık ile Organik Süt projesine de başlayacağız. Pazardan aldığın ineğe organik yem bile versen, o süt organik süt olmaz. Organik süt olabilmesi için o hayvanın bütün sertifikalarının olması lazım. Doğumundan bugüne kadar organik sütü verecek şekilde yetiştirilmiş hayvanları getiriyoruz biz. Yani o günden bugüne kadar tüm sertifikaları oluyor. Bu hayvanları Avusturya’dan getiriyoruz.

TÜRKİYE’DE İLK 50’DE
Ben Türkiye’yi seviyorum. Benim ekmek yediğim yer Kocaeli. Çocuklarımın okuduğu yer Kocaeli. Dostlarım, arkadaşlarım hep Kocaeli’de. Çok şükür Kocaeli’de iyi de bir ismimiz var. Ben bir iş adamının ülkeye ve şehre katkısına bakarım. Ben yıllardır Gölcük’te vergi rekortmeniyim. Bunu kimse bilmez. Vadi Besicilik olarak, Türkiye’de vergi dairelerinde ilk 50’ye giren ikinci bir besicilik firması yok. Şehirde güzel yatırımlar yapan ve vergisini ödeyen kişi iş adamıdır.

20 MİLYON DOLAR İHRACATIM VAR
Bir diğer şirketimiz olan Gürpınar’da 200 kişi çalışıyor. Gürpınar’dan toplam ekmek yiyen 10 bin insan var. Ben orada Türkiye’nin en büyük markalarını üretiyorum. Hayat Su’yu Hamidiye Su’yu üretiyorum. Benim yıllık 20 milyon Dolara yakın ihracatım var. 28 ayrı ülkeye su ihracatım var. Bugün İngiltere’ye, Almanya’ya giderseniz Gürpınar Su’yu görebilirsiniz.
Ben bu şehirde insanların kurban bayramında kurban kesmesine vesile oluyorum. İbadetlerini kolaylaştırıyorum. Bundan daha güzel bir şey var mı?

ET NASIL MUHAFAZA EDİLİR?
Biz kurbanda etin kilosunu 40 liraya gelecek şekilde ayarlıyoruz. İnsanlar buraya gelip piknik yapar gibi kurban kesiyor. Ayran var, su var, çay var. Her şey düzenli.
İnsanlara etleri nasıl muhafaza edeceklerini de tek tek anlatıyoruz. Etin en güzel muhafaza şekli şöyledir: Eti eve getirince oda sıcaklığında bir yerde tepsiye yan yana koyun. 1 saat öyle kalsın. Sonra 1 saat diğer tarafı kalsın. Sonra eti dolaba koyun. Yarın sabah istediğinizi yapın!

“ETİM MORARDI, YEŞİLLENDİ”
Ama adam gidiyor, eti koli ile dolaba koyuyor. Sabah diyor, et yeşillenmiş. Bir adam bana telefon açıp, “Etim morardı” dedi. Hayatımda ilk defa duydum. Bir tez konusu idi. Adam eti eve getirmiş, leğenin içine koymuş. İçine su doldurmuş, balkona atmış. Sabah et morarmış. Et suyun içerisine konulur mu? Ben müşterilere tek tek anlatıyorum. Et kesildikten sonra direk dolaba koyarsan, et sertleşir, kasları gerilir.

KURU FASULYE YİYORLAR
Et kesildiği gün yenmez. Ama asıl etin tadı da o gündür. Eti kestin, kavurmayı yaptın ya, et o gün daha tatlıdır. Biz etin lezzeti ile ilgili tebrik telefonları alıyoruz. Mesela diyorlar ki; :iz 30 sene önce dedemizin kestiği etin aynısını yedik. Bu benim hayvanlara hazır yem yedirmediğimden kaynaklanıyor. Ben hayvanlara kuru fasulye, mercimek, mısır, kepek, arpa yediriyorum. Kırık kuru fasulye yiyorlar. Hayvanlara en doğal ürünleri yediriyoruz.

HAZIR YEMDE TAVUĞUN KANI VAR!
Arkadaşlar, hazır yemde, tavuğun kanı var, kılı var. Hayvanı hayvana yediriyorlar. Ben burada bir vakfa kurban kestim. Kurban bayramından sonra o vakıf, kellelerini bir firmaya vermiş. Firma geldi burada o kelleleri soydu. Etini çıkardılar. Kemiklerini biri almaya geldi. Onlar da kemikleri toz haline getirip yem fabrikalarına satıyorlarmış. Yem fabrikaları enerji ve protein buldukları her şeyi yeme karıştırıyorlar. Ben önceden, süt işi yaparken bu yemi kullanıyordum. Sabah geliyordum, hayvanın bazı yerleri şişiyordu. Ben burada kendim o sütü içmemeye başladım. Kendime bir inek besliyorum. Sadece ot veriyordum. Sonra o sütü içenler de insan diye düşündüm ve sütçülüğü bıraktım, inekleri sattım. Çünkü kendimi zehir satıyor gibi hissettim.

BALYASI 800 LİRA
Benim hayvanlarım Erzurum’dan gelen otu yiyor. Bu otun balyası 800 lira. Öbür adam 200 liralık samanı veriyor. Böyle bir olayla yola çıktım. Sen işini ne kadar düzgün yaparsan, Allah sana o kadar veriyor. Benim şimdi her şeyim var. Ben bu malı çocuğuma bırakacağım. Niye onun boğazından haram mal geçireyim? Ben şimdi bütün mal varlığımı satsam, tüm Dünyayı gezerim. Keyfime bakarım. Benim Allah’tan tek isteğim, Allah bana bugüne kadar haramı göstermedi. Bundan sonra da nasip etmesin. 80 milyon insan var. Hepsinden helallik almam mümkün değil.

HİÇBİR DEVLET İŞİNE GİRMEDİM
Benim İzmit’te kötü anlamda kimse ile işim yok. Ben burada dana kesiyorum. Hayatım boyunca hiçbir devlet ihalesine girmedim, almadım. Bize teklif gönderiyorlar, ben başkasına yönlendiriyorum. Hayatım boyunca devletin hiçbir iğnesini para ile satın almadım. Bizim kimseye göbek bağımız yok.

TÜRKİYE’DE BÖYLE BİR YURT YOK
Kocaeli Üniversitesi Umuttepe Yerleşkesinde de bir kız öğrenci yurdu yapıyoruz. Adı Günebakan Kız Öğrenci Yurdu. Bu yurt da Türkiye’de bir ilk. Türkiye’de böyle bir öğrenci yurdu yok. İçinin dizaynı kaldı sadece. Bütün odalarında balkon var. Türkiye’de her odada balkon olan ikinci bir yurt yok. İçinde yüzme havuzu, sauna, hamam, sinema, fitness salonları var. Kütüphane, etüt odası, üst katına büyük bir kafe yapıyorum. Sadece oradaki öğrenciye özel. 2-3 tane dev ekranlı televizyon olacak. Sen hangi televizyonu izlersen o televizyonun sesi sana gelecek. Yandaki televizyonun sesi size gelmeyecek. Hava perdesi ile sesi içeride tutuyoruz. Mesela bir televizyonda maç, diğerinde dizi izlenecek. Ses hiçbir şekilde dışarıya gitmiyor.

HER ŞEY İÇİNDE OLACAK
Tek kişilik odalarımız var. Bütün odaları süper. Bir havuz yaptım. Üzerinde bir dekorasyon var. Bir havuzcu geldi. Bana, “Benim 30 senedir yapmadığım havuz kalmadı. Türkiye’nin en lüks otellerinin havuzunu yaptım böyle bir tavan görmedim” dedi.
Yurdun çıkış nedeni de şöyle: Benim kızım üniversite kazandı. Ama yurdunda vakit geçirebileceği hiçbir yer yoktu. Ben olmasını istediğim her şeyi içinde barındıran bir yurt yapmak istedim. Çocuklarımız her şeyini burada yapacak. Havuza girecek. Kuaföre gidecek. Sinema var. Kız öğrenciler için önemlidir bunlar. Bir öğrenci bu yurda girdiği zaman dışarı çıkmasına gerek yok. Her şey bu yurdun içinde olacak.”

Vadi Besicilik genel görünüm

Kesimhane
Kesimhane tribün
Doğal Yem

 

 

1 Yorum

  1. KOCAELİYİ EVLATLARI YÖNETMELİ

    Kocaeli doğumlu olmayan,Evi barkı,Köyü Kocaeli’de olmayanlar kesinlikle Kocaeli’den Milletvekili Adayı olmamalı yapılmamalı…

    Aynısı Belediye Başkanlığı içinde geçerli.Çünkü Kocaeli’nin Evladı olmayanlar sadece kişisel çıkarları için çalışıyorlar…Kocaeli ve Halkının sorunları,Kocaeli’nin menfaatleri için çalışmıyor…

    Kocaeli’nin haklarını korumuyorlar!..

    Her parti bunu benimsemeli.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin