Seyyar sandıktan polemik çıkmayacak

0

Türkiye’de bu seçimlerde ilk defa seyyar sandık uygulaması hayata geçirilecek.
Yani yatağa bağımlı olduğu için oy kullanamayan seçmenlerin ayağına sandık gidecek.
2-12 Mayıs tarihleri arasında seçmen listelerinin askıya çıktığı tarihlerde, seyyar sandık ile ilgili müracaatların yapılması gerekiyordu.
Yani yatağa bağlı kişilerin yakınlarının aile hekiminden yatağa bağımlı olduğuna dair rapor alması ve ilçe seçim kuruluna bu raporla başvurması isteniyordu.
Süreç tamamlandı, gerekli başvurular yapıldı.
İlimizden, il genelinden seyyar sandık için başvuru yapan kişi sayısı 514 olarak kesinleşti.
Konuyla ilgili hem altı çizilmesi gereken hem de aklıma takılan bazı yerler var;
1.
Az da olsa yürüyebilen hiç kimseye bu rapor verilmemiş.
2.
Bu kişiler ayrıca yetkililer tarafından bulundukları ortamlarda ziyaret edilecek, incelenecek.
Yani 514 sayısı daha da aşağıya düşebilir.
3.
Ziyaretlerin ardından seçim kurulları seyyar sandık ekipleri oluşturacak, ona göre seçim günü ilgili adresler ziyaret edilecek.
4.
Seçim hakkını kullanamayan yatalak hastalar için Türkiye’nin bir çözüm üretmesi son derece önemli, güzel, takdire şayan.
Daha önce bu insanların seçme hakları, kullanamadıkları için kayboluyordu.
5.
Sayı çok az olduğu için, bu rakamlar hiçbir şekilde seçim sonuçlarına etki etmeyecektir.
Dolayısıyla bu uygulamanın polemik konusu olacağını zannetmiyorum.
Ama burası Türkiye!
Yeni de kesin konuşmamak lazım!


KYÖD’de borç çok,
istekli aday yok

Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği, CHP’nin İlim Yayma Cemiyeti gibi bir şey.
Nasıl ki İlim Yayma Cemiyetinde bir tane CHP’li yoksa KYÖD’de de bir tane AK Partili olmaz.
Üyelerinin tamamı, kelli felli CHP’lilerden oluşur.
3 Haziran’da normal kongresini gerçekleştirecek olan KYÖD’de ortalıklarda ciddi bir aday yok.
Zira borç var
Sıkıntılar var.
Bu sıkıntılarla uğraşmak var.
KYÖD’ün borcunu bir dönemde 230 bin liradan 700 bin liralara çıkaran Mehmet Toker yeniden aday değil.
Çünkü KYÖD’ün geleneğinde bir başkanın iki dönem görev yapması gibi bir durum söz konusu değil.
Ama dediğim gibi istekli, heyecanlı, adı ön plana çıkan bir aday yok.
Bir, geçen dönem Mehmet Toker’in karşısında 4 oyla kaybeden Kahraman Yüce’nin adı konuşuluyor.
İki, Fatma Kaplan Hürriyet’in milletvekili olmadan önceki iş ortağı ve CHP il yöneticisi Av. Didem Turan’ın adı geçiyor.
Adları geçiyor ama kimse talip olmazsa…
Başkanlık yine Mehmet Toker’e kalabilir mi, diye aklımdan geçmiyor değil.

***

KYÖD eskiden KYÖD’dü.
Pişmaniye Balosu dediğiniz geceye kentin tüm ağır isimleri katılırdı.
Şimdi eski başkanlar bile katılmıyor.
Hakan Tanta yoktu, Haşmet Belen yoktu, Turgay Yılmaz yoktu, Semra Başlak yoktu.
Onlar yok ama bir ton borç var!
Yeni dönemde bu borç yükünün altına girmeyi düşünen arkadaşlara Allah kolaylık versin!
Bir kez daha düşünmelerini tavsiye ederim.


Bil ama yazma!

Bir haber ya da yazı yazıyoruz.
Muhatabı arıyor, “Konunun aslı şu şu şu şudur. Keşke yazmadan önce bizi arasaydın abicim…”
“Tamam” diyorum, “Şimdi yazarım, geniş geniş…”
O zaman da “Yazma abicim. Ben ona cevap vermiş gibi olmayayım” falan diyor.
-İyi de neden aradın o zaman beni?
-Sen bil istedim!
-Millet de bilsin!
-Yok, gerek yok, muhatap almaya değmez!
-Değmezse neden aradın?
-Sen bil istedim…
Ben bazen bu tür diyaloglar yaşıyorum.
Ama mantığını hiç mi hiç anlayamıyorum.


Okumacılar hakkında bilgisi olan!

Kadroya giremeyen İSU’ya bağlı sayaç okuma personelinin yaşadığı bir sıkıntıyı anlattılar.
Dediler ki;
“Biz hem kadroya alınmadık.
Hem de her yanlış yaptığımızda yevmiyemiz kesiliyor.
Sözleşmelerimiz ona göre yapıldı.
Ama sadece cezalandırma var.
Faturaya 3 yerine 8 yazdık diyelim!
Anında bir yevmiye ceza alıyoruz.
Ama vatandaşın biri kaçak hat çekmiş, bulmuşuz, kuruma bildirmişiz.
Ona pirim yok.
Sizce normal mi?
Cezanın olduğu yerde ödülün de olması gerekmez mi?”
Arkadaşlar ben konuyu bilmiyorum.
Ve bilgililerden destek bekliyorum.
Gerçekten bu mesele bana söylendiği gibi mi?

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin