Gerçek devrim bu!

0

Aslında devrim kelimesinin özellikle de siyaset tarafından olur olmaz kullanılmasından
rahatsız oluyorum.
Ama bu ifadeyi bu kez ben ve özellikle kullanıyorum.
Zira yarın gerçekleştirilecek Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin nisan ayı olağan meclis
toplantısında, bu kent için son derece önemli ve değerli, devrim niteliğinde bir madde ele
alınacak.
Hatta sadece bu kent için değil, tüm Türkiye için önemli, belki de model olabilecek bir
konu.
Gündemin 112. Maddesinde şöyle yazıyor:
“Toplu Taşıma Dairesi Başkanlığı’nın, vatandaşımıza daha ekonomik, kaliteli, erişilebilir,
verimli toplu taşıma hizmetinin sunulması amacıyla “ortak havuz kurulması ile toplu taşıma
hizmeti verilmesi protokolü” yapma yetkisi ile ilgili teklifi.”
Bu şu demek;
Kocaeli’de ilk defa ulaşım konusunda kamu ve özel sektör birlikte hareket edecek, birbirine
rakip olmayacak, ortak havuz kuracak.
Bu çalışmanın ilk olarak uygulanması düşünülen yer ise İzmit ve Alikahya hatları.
Başkan Vekili Zekeriya Özak’tan aldığım bilgiye göre;
5 Nolu İzmit ile 55 Nolu Alikahya Minibüsçüler Kooperatifine bağlı toplam 550 araç ve
Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait 60 civarında otobüsten oluşan ortak bir havuz kurulacak.
Böylelikle;
1.
Hem özeller, hem belediye ve özeller arasındaki yolcu kapma yarışı ortadan kalkacak.
Bundan daha şahane bir sonuç olabilir mi?
2.
Söz konusu güzergâhlarda hatlar yeniden düzenlenecek. Hatlar daha aktif ve verimli hale
getirilirken, kimi hatlardaki gereksiz şişkinlikler ortadan kalkacak.
3.
İhtiyaç olan yerlere de ring seferler konulacak. Özellikle tramvay bağlantılı kısa hatlarda.
Böylelikle vatandaş duraklarda fazla beklemeyecek, ulaşım ağı entegre hale gelmiş olacak.
112. madde Büyükşehir Belediye Başkanına protokol yapma yetkisi veriyor.
Yani süreç daha yeni başlıyor.
Ancak kooperatiflerle konuşulmuş, gerekli mutabakat sağlanmış ki, konu meclis gündemine
geliyor.
Zekeriya Bey, İzmit’te hayata geçirilecek pilot uygulamanın, ileride Gölcük-Karamürsel ve
Derince-Körfez hatlarında da rahatlıkla uygulanabileceğini söyledi.
Bu ne demek?
Büyükşehir Belediyesinin bazı kooperatifleri fiilen birleştirmesi demek.
Hatta belediye ve özel toplu taşıma araçlarını birleştirmesi demek.

  • Belediye bir yerde güzergâhları düzenlese devrim olmaz!
  • Yeni belediye otobüsleri alsa, devrim olmaz!
  • Minibüslere ceza üstüne ceza yazsa, devrim olmaz!

Malum, devrimler ancak halkla, esnafla yapılırsa devrim olur!
Üstelik bu sonuç vatandaşın yararına!
Esnafın da yararına!
Ve ben ilk defa böyle bir şey yapıldığına, belediye ve esnaf arasında ortak havuz
kurulduğuna şahit oluyorum.
Bu projenin bu özelliği nedeniyle de Türkiye’ye örnek olabileceğini düşünüyorum.
“Kazan, kazan, kazan” gibi herkesin kazandığı bu tür formüllerin artmasını canı gönülden de
arzu ediyorum.


CIA’in başka işi mi yok?

İyi Parti İl Başkanı Serdar Kaman’ın tıp alanında farklı buluşlara imza attığını, bu nedenle
de dış güçlerin kendisiyle uğraştığını, takip ettiğini, baskı yaptığını söylediğini yazdım dün “CIA beni takip ediyor” başlığı altında.
Maksadım Serdar Bey’in hem bedenen hem de psikoloji anlamda zor günler geçirdiğine
vurgu yapmaktı.
Zira sabah Akademi, öğleden sonra Medikal Park Hastanesinde full mesai çalışan…
Arta kalan zamanlarında siyaset yapmaya çalışan…
Tek adaylı il kongresinde 400 delegenin 150’sinden çizik, onlarcasından kötü söz yiyen…
İl kongresinin girişinde, yanındaki gencin il yöneticisi Adil Gülez’e yumruk attığı…
Lütfü Türkkan ve Cumali Durmuş tarafından istenmeyen, sadece Aydınlar Ocağı tarafından
desteklenen bir il başkanından bahsediyoruz.
Meseleyi daha da büyütmek istemiyorum.
Bu sebeple sabah saatlerinde arayan Serdar Kaman’ın cevabını olduğu gibi sizlerle de
paylaşmak istiyorum.
Dedi ki Serdar Bey;

LÜTFEN BANA İLETİN!
“Benim ağzımdan kesinlikle öyle bir cümle çıkmadı.
Bu haber doğru bir haber değil.
Yok öyle bir şey.
CIA beni neden takip etsin?
CIA’in başka işi mi yok?
Komik bir iddiayı gündeme getirmeniz beni üzdü, hayli üzdü.
Bir karalama kampanyasının parçası gibi duruyor.
Kim söylediyse lütfen bana iletin.
CIA’in işi gücü bitti de beni mi takip edecek?”


Öğretmenler de maaşlarını istiyor

Aslında yazılacak bir konu değil benim açımdan.
Ama öğretmenler çaresiz.
Ayın 1’inde almaları gereken maaşlarını alamamışlar, ne zaman alacaklarını da bilmiyorlar.
Okulun sahiplerine de ulaşamayınca…
Beni arayıp yardım istediler.
“Okul el değiştirdi. Ama bizden hala RGH İnşaat yetkilileri sorumlu. Dört aydır
maaşlarımızı elden ve geç alıyorduk. Şimdilerde kendilerine hiç ulaşamıyoruz. Öğrenci
velilerinin kaporalarını ödemişler. Bizim maaşlarımızı da ödesinler istiyoruz. Biz sırf
çocukların hatırı için okula geliyoruz. Herkes özveri sergiliyor. Zaten velilerin büyük
çoğunluğu önümüzdeki yıl için başka okullara kayıt oldu. Öğretmenlerden de başka okullarla sözleşme imzalayan oldu” dediler.
Onlara da dedim:
“RGH İnşaat satışı yaptı, borçlarını ödedi, rahatladı. En kısa sürede maaşlarınız da
yatacaktır. Sözleşmenizin biteceği haziran sonuna kadar sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum.”
İnşallah yanlış bir şey söylememişimdir!

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin