Bu seçim 22-0 bizim

0

Kocaeli Ticaret Odası (KOTO) Başkanı Necmi Bulut, seçimler öncesi gazetemizi ziyaret etti. 21 Mart günü başlayacak İDEV fuarı hakkında bilgi veren Bulut, önümüzdeki yıl  Kocaeli’de tek değil, üç fuarın olacağını söyledi. Seçim süreci hakkında da konuşan KOTO başkanı Bulut, ayrıca yeni projesinden bahsetti. 3 Nisan’da yapılacak olan Komite Seçimleri için 22 komiteyi alacaklarını ekiplerine çok güvendiğini dile getirdi. Kendisinin hiçbir kurum ile ilişkisinin olmadığının altını çizen Bulut, “İspat etsinler, gereğini yapalım” dedi.

 Necmi bulut şu anda neler yapıyor?
Şu anda sadece İDEV Fuarı ile ilgileniyorum. TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu fuarın açılışına katılmak için bu akşam (Salı) Kocaeli’ye gelecek. Bu hafta 21- 25 Mart tarihleri arası gerçekleştireceğimiz İDEV Fuarından dolayı benim gündemimde seçim çalışması yok desem yeridir.

İDEV fuarına Rifat Hisarcıklıoğlu’ndan başka kimler gelecek?
Sigorta Acenteleri İcra Kurulu delegeleri de gelecek. TOBB’da adı Sektör Meclisi Delegeleri olarak geçiyor. Bu kurulun yaklaşık 320 üyesi var. Ama fuara kaç kişi gelir, onu bilemiyorum.

Onların Kocaeli’ye ya da İDEV’e ne faydası olacak?
İlk defa ve Türkiye’nin her tarafından geliyorlar. Bunlar seçilmiş insanlar. Hem onlara kentimizi tanıtacağız, mesela Tarih Koridorunu gezdirmek istiyoruz. Hem de İDEV fuarını bilsinler istiyoruz. Mutlaka ve bir şekilde Kocaeli’ye faydaları dokunacaktır.

İDEV’DEN 4 AYRI FUAR ÇIKACAK
İDEV evlilik fuarından ziyade gitgide konut fuarına mı dönüşüyor?
Şöyle. Bu yıl İDEV’i dördüncü kez yapıyoruz. Ve bu işte çıraklığımızı tamamlamış oluyoruz. Aslında geçen yıl diye hesap ediyorduk ama olmadı. Önümüzdeki yıl inşallah İDEV’den 3 hatta 4 ayrı fuar çıkacak. Konut, evlilik, araç ve kozmetik fuarlarının yapılabileceğini hesap ediyoruz.

Tarihleri nasıl olacak?
Onları daha sonra belirleyeceğiz. Sektör temsilcilerinin uygun gördüğü tarihlerde yapacağız.

Kocaeli’de böyle bir potansiyel var mı?
Var. Mesela konut sektöründeki arkadaşlar, ‘Bizim kitlemiz, incik boncuk almaya gelen kitle değil. Sadece biz olsak daha farklı bir kitle gelir’ diyor. Aynı şekilde otomotivciler de ‘Bizim kitlemiz de farklı olur’ diyor. Düşünüldüğü zaman doğru. Ama bunları organize edebilmek için tecrübe gerekiyor. Bu sene o tecrübeyi tamamlamış oluyoruz inşallah.
Buradan elde ettiğimiz tecrübe ile ayrı fuarlar için gereken dinamizmi sağlarım düşünüyorum. İlk yıl yüzde 100 performans olmasa bile başarılı oluruz. Çünkü üyelerden talep var. Mesela konuttakiler bize çok ısrar ediyor. “Bu fuar bir hemşeri tanıtım günleri değil, daha ciddi bir program. Gelenler ve katılımcılar daha ciddi” diyorlar.
Ayrıca bu yıl İDEV için bir projemiz vardı. İran ve Türki Cumhuriyetlerinden insanları ağırlayacaktık. Ancak fuar takviminin 21 Nisan yani Nevruz programı ile çakışmasından dolayı olmadı.

 5 VALİ DE GELECEK
Bu proje ile ne yapmak istiyordunuz?
Bütün derdimiz fuara değişik bir fotoğraf katmak, değişik bir şey getirmek. Mesela ikinci gün MARKA’nın Bolu’da gerçekleştireceği toplantıyı buraya aldık. 5 vali, 5 belediye başkanı, 5 oda başkanı Kocaeli’de toplanacağız. Toplantıdan sonra hep birlikte fuara geçeceğiz. Amacımız fuara olan ilgi ve katılımı artırmak. Değişik kitleleri buraya getirebilmek. Çabamız bu.

İDEV’e geçen yıl kaç kişi gelmişti?
Yanılmıyorsam 42 bin kişi.

Bu yılki hedef?
Hedef sayıyı ve katılımcıların niteliğini artırmak, üyelerimizin iş hacimlerini büyütmelerine katkı sağlamak.

 YOK CEMAATÇİ, YOK İYİ PARTİLİ
Seçim süreci nasıl gidiyor?
Fuar bittikten sonra hızla seçim sürecine başlayacağız. Bunu da herkes hissedecek. Komitelerin bir tanesi hariç hepsini tamamladık. Eksik olanla ilgili görüşmeler devam ediyor. Tamamlanmayan komitede iki isim üzerinde düşünüyoruz. Diğer hepsinin 7 asil, 7 yedekleri belli. Ama kamuoyunun ticaret odası seçim tartışması istediğini düşünmüyorum.
Bizim arkadaşlarımızdan tek ricamız artılarını anlatmaları. Sektörlerin kabul ettiği insanlar oldukları için zaten bir aradayız. Herkes birbiri hakkında bir şey söylüyor. Yok cemaatçi, yok İyi Partili. Bunlarla uğraşmak istemiyorum. Bunların odaya katacağı bir şey yok. Komitelere de bir şey katmıyor. Karşındakini lekelemeye, yıkmaya çalışmakla kazanılabilecek bir şey yok.

OTEL PROJEMİZ DE YOK
Proje açıklamaları ile ilgili bir toplantı olacak mı?
Fuar bitiminde yapmayı düşünüyorum. Ama şu var, bir proje toplantısı gibi değil, komitelerle adaylık açıklaması gibi yapacağız bunu. Genel, ayağı yere basan projeleri söylüyorum. İşte üye temsilciliği gibi, Yurtdışı Ticari Araştırma Servisi gibi. Aidat iadesi diye bir projemiz yok. Otel projemiz de yok. Zaten mümkün değil. Otelciye rakip olursak, yarın bir medya kuruluşuna da rakip olmamız lazım. Bir gazete kurmamız lazım. Bunlar mümkün değil. Hem otelden aidat alacak hem otele rakip çıkacaksın! Sendikaların otelci üyesi yok. Onun üyeleri Lastik- İş’in üyeleri. Benim üyelerimin içinde düğün salonu var, otelci var. Biz üyelerimize ortak olmuyoruz.

BANA RAHAT ULAŞIYORLAR
Necmi Bulut’un en önemli avantajı nedir?
Her kesimden insan bana ulaşabiliyor. Rahat ulaşılıyorum. Sahadan, sokaktan gelmeyim. Bu özelliğin bana artı kattığını düşünüyorum.

Necmi Bulut için “soğuk ve gülmez” diyorlar. Bu eleştirileri sık alıyor musunuz?
Zaten bunu diğer adayımız sürekli dile getiriyor. Verdiği her beyanatta “Odanın soğuk yüzünü ısıtacağız” diyorlar. Soğukluk onlara göre nedir, vatandaşa göre nedir bir bakmak lazım. Soğukluğu vatandaşa, üyeye sorun. Vatandaşın sorununa çözüm bulabiliyor muyum? Bu önemli. Ben yeni tanıştığım insanlarla hemen samimi olamıyorum. Benim dostluklarım belki geç gelişiyor ama ufak bir rüzgârda da çıt diye kırılmıyor.

 KİMSENİN İŞİ TIKANMIYOR
Erdoğan Yılmaz, sizin için “Borcu olan vatandaşa faaliyet belgesi vermiyor” diyor. Öyle mi?
Adamın borcu var diye faaliyet belgesi vermemek olur mu? Adam üç yıldır, beş yıldır borçludur, hep faaliyet belgesini alıyordur, bu ayrı. Ama bir iki yıl borçlu kalmış, dönem sonu ödüyor. Bu adama mutlaka faaliyet belgesi veririz, veriyoruz. İnsanlar dönemsel olarak aksatabiliyorlar aidatlarını. Ama sırf ondan dolayı kimseye faaliyet belgesi vermememiz ve işinin tıkanması gibi bir şey söz konusu olamaz.

Bu standardı personele yazı ile bildirseniz
Memurun yaptığı işlem zaten resmi. Borcu iki yılı geçenlerin üyeliği üçüncü yıla girdiği zaman askıya alınıyor. İki yıl içerisinde askıya girmediyse memur bir şey sormaz, durumu bildirir ama ‘Belge vermiyorum’ demez. Bunun memura vereceği bir sıkıntı da yok. Ama askıdakine vermesi personele sıkıntı yaratır.

Ticaret Odası faaliyet belgesi vermekten başka bir şey yapmıyor mu?
Öyle şey olur mu? Devletin esnafa tanıdığı çok sayıda imkan var. Biz ayrıca MARKA’nın KOSGEB’in Maliye Bakanlıklarının insanlara verdiği hizmetleri yoğun bir şekilde aktarıyoruz. Kocaeli Ticaret Odası şu an bir tarafta devletin, diğer tarafta üyelerin istediği noktaya geldi. Pek çok yerde lafımız geçiyor. Üyelerimizi tanısak da tanımasak da yanlarında oluyoruz, sorunlarını çözüyoruz. Bizim odanın yapacağı en önemli şey budur diye düşünüyorum.

 EN DOĞRU YERDEYİZ
Şu anlattıklarımı özetleyen bir fotoğraf var mesela. Bir süre önce üç iş yerinde büyük bir yangın oldu. Biz bu arkadaşlarla oturup bir toplantı yaptık. 3 müdür, belediye başkanımız da sağ olsun geldi. Ne durumdasınız, maliye ne kadar, işçi bulma ne kadar, belediye ne kadar destek verebilir? diye sorduk. Bu olayda durduğumuz yer, Ticaret Odası’nın durduğu en doğru yer diye düşünüyorum.
Biz kredi veremeyiz. Böyle bir kanun yok. Eğer dağıtırsan yarın öbür gün cebinden ödersin.
Faaliyet belgesi vermekten başka işe yaramaz denilen odanın, ihtiyaç halinde olması gereken her yeri yakaladığını düşünüyorum.
Rutin faaliyetlerimiz hiçbir zaman aksamıyor. Bize sıkıntılar ulaşınca çözülüyor, ihtiyaç halinde yapılması gerekenler yapılıyor. Rutin dışı projelerimiz var ve yeni projelerimiz de olacak.

BEN İDDİA EDİYORUM
KOTO’ya daha çaplı, daha çığır açacak şeyler yapılamaz mı? İstanbul Ticaret Odası veya Bursa Ticaret Odası vizyonuna ulaşamayacak mıyız?
Biz hep kısa süreçte geldik. İlk geldiğimde seçime 6 ay vardı. Sonra bir 6 ay daha uzadı. Bizim önümüze 4 yıllık bir zaman konmadı. O tür projeleri ortaya koymayacağız, yapmayacağız diye bir şey yok. Biz de yapacağız. Ben iddia ediyorum, dış ticaretle ilgili kuracağımız ekip, Kocaeli esnafına birçok ülkede ticaret yaptırabilecek.

Dış ticaret konusunu daha açabilir misiniz?
Mesela arkadaşlarımız gidecek, İran’da 1 hafta kalacak. Biz Türkiye’de neler yaptığımızı, ürettiğimizi, mutfağımızda ne pişirdiğimizi onlara sunacağız. Giden ekip o ülkenin ticaretini araştıracak. Araştırmacılar gelecek. Diyelim tarım ile ilgili araştırma yaptılar. O ilgili komiteye katılacak. Anlatacak ve o komitede bulunan arkadaşlar tarafından yeni bilgiler sektöre ulaşacak. Bunu yapabilecek esnaf varsa bulacağız ve uygulayacağız. Ya da sanayi ile ilgili araştırma yapılacak. Küçük sanayi sitesindeki esnaflarımız ile bu bilgileri buluşturacağız. Ben bu uygulamanın esnafımıza çok şey katacağını düşünüyorum.

AKIL HOCASI YANLIŞ BİLGİ VERİYOR
Faaliyet belgesi iş değil. Ama adamlar oradan sataşıyor. Akıl hocası kimse zaten yanlış bilgi veriyor. Vatandaş isterse her gün gelsin, iki tane alsın. Sataşmak için, küçük şeyler kullanılıyor. Polemik yapılıyor. Projeleri olan insanlar, koyar ortaya. Sen bu projenin ne kadarını hayal edebilirsin diye bir şey sorar bana. Ama benim hayalimi sorması için, önce ortaya bir proje koyması lazım. Ben öyle bir proje duymadım. Otel de öyle vizyonel bir proje değil.

Onların sormasına ihtiyaç durmadan, siz açıklasanız ‘Benim vizyonel projelerim bunlar’ diye…
Şimdi bizim arkadaşlar üniversite ile ilgili de çalışıyor. Ama kanunu var, kitabı var. Üniversite yapacağız demekle olmuyor. Benim daha demin söylediklerim yapılabilir, ayağı yere basan projeler. Kaliteli personellerle yapılabilecek projeler. Yönetim kurulu kararı ile İran’a, Almanya’ya, Afrika’ya, Türki Cumhuriyetlere göndereceğiz. Özel bir şey yok ama sonuçları özel olacak. Daha önce tecrübe etmediğimiz için, sınırlarını çizip aktaramıyoruz. Ancak yolumuz bu, çizgimiz bu olacak.

ÖYLE BİR DÜNYA YOK
Görevlendireceğiniz iki personel fazlasıyla öne çıkmaz, her şeyiniz o iki kişiye bağlı olmaz mı?
Bu işler sözleşmeye bağlı işler. Yurt dışına gelip gidince bunlar özelleşecek. Bunun da mutlaka bir tedbiri olacak. Sen kendini pişir pişir, sonra ben gidiyorum de. Öyle bir Dünya yok.

Yani hukuken bir tedbir alınabilir mi?
Elbette. Alınır.
Ben 20 yıldır odadayım. KOTO neyi yapabilir, neyi yapamaz, bunu bir hukukçu kadar olmasa bile iyi bilirim. Dolayısıyla burada şunu yapacağız, bunu yapacağız, aidatları geri ödeyeceğiz, burs vereceğiz, böyle bir şey yok. Personel maliyeti bütçenin yüzde 40’ını geçemez gibi bir çıta var zaten. Ben burada 1000 kişiye burs vereceğim diyemem. Şartlar ne kadar imkân veriyorsa, o kadar öğrenciye burs vereceksin.

Okul kısmı güzel. Ama KOTO’nun boyunu aşmıyor mu? İşin içini girdiniz, kucağınızda buldunuz, bir daha çıkamıyorsunuz diye düşünüyorum.
Ama girmişiz.

Şu an böyle bir karar verecek olsanız, başlamazsınız herhalde.
Ben meslek lisesine ihtiyacı olan varsa, maliyeti üstlenecek param da varsa alır veririm. Hakikaten yarınlarda elektrik tamir edecek insan kalmadı. Ama bu işe girilmiş, biz geldiğimizde vardı. Düzenli bir şey. Devlet şu anda organize sanayi bölgelerini zaten teşvik ediyor.

DEVLET BENDEN ALIR BUNU
“KOTO borcunu ödemeyeni icraya veriyor” mevzusu nedir?
Bu konuda yönetmelik diyor ki; Tahsil edilemeyen borçların gereği yapılmazsa yönetim hukuken sorumludur. 9 yıl yönetimde bulunmuş bir kişi olarak söylüyorum, biz bunları takibe veriyoruz, kanunun verdiği emri yerine getiriyoruz. Ben şimdi 4 -5 bin kişiye gereğini yapmazsam, yarın bana zimmet çıkar. Devlet benden alır bunu. Ya da çıkar araştırırsın adamın ticareti gerçekten bitmişse, meclis kararı ile tasvip edilemeyenlere sokarsın. Sen de kurtulursun, vatandaş da kurtulur. Mecliste böyle bir konuya itiraz edecek birini düşünmüyorum. Herkes birbirini tanıyor çünkü.

 22-0 ALACAĞIZ
Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Geçenlerde 22-0 dedim. Arkadaşlar alınmışlar, “Sen bizi yok mu sayıyorsun?” demişler. Ben yok saymak için söylemiyorum. Hazırladığım ekiplerin güçlü olduğunu belirtiyorum. Hepsi bu.

Karşı tarafın moralini bozmak için söylemiyorsunuz yani…
Hayır. Zaten bu işlerde tarih belli, saat belli. Dediğimiz doğru çıkarsa suratımızda gülücük olur. Yanlış çıkarsa, suratımız farklı olur. Ben 22-0 olacağını düşünüyorum. İddialı bir rakam ama iddiamın arkasındayım. Sadece iki komite için kesin alırız diyemiyorum. Onun dışında fotoğraf çok net.

CEP TELEFONLARINI NEDEN VEREYİM?
Listelerden cep telefonlarını sildiğiniz de söylendi?
Bizim iki tip listemiz var. Biri seçim listesi, diğeri adresin ve sabit telefonun olduğu liste. Telefonları silmemiz mümkün değil. Ben seçim için onu silemem. Herkese veriyoruz zaten. Ama onlar direkt özel cep telefonunu istiyorlar. Ben sana onu neden vereyim? Böyle bir mecburiyetim yok.

Aydın Ünlü ile aranız nasıl?
Benim tüm siyasi partiler ile aram aynı. Kimseyle bir sıkıntım yok. Destek manasında sıkıntım yok diyeceğim. Ama ayıp olur.

BU İŞLERE GİRMEYİN
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Ben arkadaşlarıma özellikle tembih ediyorum. Bu işlere girmeyin, size hiçbir katkısı olmaz. Olmadığı gibi bizim birçok cemaatte arkadaşlarımız var. Bizim listemizde oradan adamlar var. Cemaat, cemaatçi kelimeleri belki bir iki yerde kullanılmış olabilir. Ben de diyorum ki onlara, varsa, söyle ilişkiyi keseyim, derhal yollayalım, aramızdan çıkaralım. Ben de ona, ‘Seninle bu işi tamamlayamayacağız. Sen git kendi yoğurdunu ye. Bizi bize bırak’ derim. Ama böyle bir durum yok.
Bizim birçok dernekte arkadaşımız var. İnsanların bağlı oldukları vakıflar, cemaatler var. Ben onları kırmaktan endişe ederim.

VARSA İSPAT ET!
Dediğim gibi, bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Kendileri ısrarla “Böyle şeyler var” diyorlar. Varsa ispat et, biz de gereğini yapalım. Bizim duruşumuz başından beri belli. İnsanlara sataşarak olmaz bunlar. Tekrarlıyorum, varsa öyle bir şey ben gereğini yaparım.  Ben sokakta hiçbir zaman şu partiliyim demedim. İhtiyaç duymadım. Sokaktaki güvenlik kamerasından İyi Partiye çiçek gönderdiğimi öne sürmek gerçekten ilginç. Ben KOTO Başkanı olarak çiçeği zaten herkese gönderiyorum, mecburi ilişkiler gereği.
Tekrar etmek istiyorum: Benim arkadaşlarıma söylediğim tek şey var: Sadece artılarınızı anlatın. Başka şeylerle uğraşmayın. Kazanamazsınız. Gerçekten olmaz. Kimseye faydası olmaz…

 

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin