Hakkımı helal etmiyorum

0

Bu laf bana ait değil.
Nadiren söylediğim kişi ve konular olmuyor mu?
İnsanız. Elbette olur, oluyor. Ama mesele ben değilim bugün. Gerekirse onları da anlatırız…
İnsanın işi bozulur, söyler.
Aile saadeti bozulur söyler.
İftiraya kurban gider söyler.
Sürekli arkasından kuyusunu kazarlar söyler.
Çünkü isyan eder, dayanamaz.

ENTERESAN
Peki, bir belediye başkanı söyler mi?
O da söyler, söyleyebilir.
Çalışmaktan kaçan personeline…
Kamuyu zarara uğratan yöneticilerine…
Vatandaşa hor hakir davranan mesai arkadaşlarına söyleyebilir değil mi?
Ama bizimkisi böyle bir konu da değil!
Son derece ilginç, son derece hayrete düşürücü, son derece enteresan bir konu.
Sizi daha fazla meraklandırmak ve yazıyı uzatmak istemiyorum.
Bu sözün sahibi Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz.
Hüseyin Ayaz ağzından ne çıktığını bilmeyecek kadar düşük profilli, boşbeleş bir belediye başkanı değil.
Dolayısıyla insan bu mevzuyu ilk duyduğunda doğal olarak şoka uğruyor.
En azından ben uğradım.

İKİ ELİM YAKANIZDA OLSUN!
Peki, ne oluyor da söylüyor?
Nasıl bir ortamda söylüyor?
İşte burası çok daha önemli.
Hani bir süre önce “il kongresine tepki” olarak anlaşılan bir umre ziyareti vardı ya…
İşte o umre ziyaretinden önce…
O an belediye binasında bulunan tüm çalışanlarını topluyor, bir nevi helallik alma toplantısı yapıyor.
Bir süre farklı konulardan bahsettikten sonra…
O ilginç çıkışını yapıyor.
Hakkımda konuşmayın. Hakkımı helal etmiyorum. İki elim yakanızda olsun. Ben eleştiriyi hak etmiyorum” diyor.
İyi de ne oldu?
Başkan neden böyle konuşuyor?
Durduk yerde neden “Hakkımı helal etmiyorum” diyor?
Kimse bilmiyor.
Kimsenin aklına herhangi bir şey de gelmiyor.
Başkan sözünü söylüyor ve bir iki gün içinde kutsal topraklara doğru hareket ediyor.

KENDİSİ KONUŞMUYOR MU?
Yıllarca belediyecilik yaptım, gazetecilik yaptım.
Ama ben böyle bir şeyi bugüne kadar ne gördüm, ne de işittim!
Nasıl bir ruh haliyle bunları söylüyor, nereye varmaya çalışıyor, amacı ne, anlayabilmiş değilim.
Tekrar ediyorum, bir iki kişiye, yaptıkları ya da yapamadıkları işler sebebiyle demiyor bunları.
Ya da belediye çalışanlarını motive etmek amacıyla kullanmıyor.
Çalışanların tamamına diyor, genel ve sert uyarılarda bulunuyor.
İnsanlar arkamdan konuşmasın?” sözü de hayli ilginç.
Kim konuşmuyor ki?
Kendisi konuşmuyor mu?
Yanındakiler konuşmuyor mu?
Siyasetçiler konuşmuyor mu?
Konuşmayan kaç kişi vardır Başiskele’de?
Başiskele Belediyesindeki son yılımda vatandaşa karşı daha hoşgörülü olacaksınız” dese amenna.
Üç dönem kuralından dolayı belediye başkanlığına veda etmeye hazırlanırken halkımı üzmeyeceksiniz” dese başım üstüne.
Kendisini ayakta alkışlarım.
Ama 15 yıldır belediye başkanlığı yapan Hüseyin Ayaz’dan ilk defa böyle bir cümle duyduğu zaman şaşırıyor insan.

SU TAŞIMAMAK İÇİN
“İllaki bir sebebi vardır” diye düşünmek istiyorum.
Ama işin içinden de çıkamıyorum.
Malum şantajcının kendisine çökmek istediği zamanlarda, hakkında bir tek soru işareti bile kullanmadım, bile bile.
Ki o şantajcının değirmenine su taşımış olmayayım diye.
Şimdi nasıl olsa o da tarih oldu.
Dolayısıyla anlayamadığım ya da dikkat çekici olan şeyleri her belediye başkanı için yazdığım gibi kendisiyle ilgili de yazmak istiyorum.
Tabi ki dili bozmamak, üslubu bozmamak, çizgiyi bozmamak şartıyla.
Tabi ki iyi gördüklerimi alkışlamaya devam ederek.
Şayet ben bunları yapmazsam, biliyorum ki Hüseyin Ayaz’ı tatlı dille eleştiren bir kişi daha olmayacak.

Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz

Tüsem Et’in ilk vukuatı değilmiş

Kartepe İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin birkaç gün önce baskın yaparak iş yerindeki tüm sucukları topladığı Sanat Et Kasap’ın sahibi Nevzat Sanat, “Sucukları Sakarya menşeli Tüsem Et isimli firmadan aldık” demişti.
Merak ettim, Google amcaya sordum.
Google amca diyor ki;
  * Tüsem Et ve Et Ürünleri firmasının ürettiği ışıl işlem görmüş sucuklarda, 2013 yılında tavuk sakatatı tespit edilmiş. Sağlık Bakanlığı diğer 42 firmayı olduğu gibi, taklit ve tağşiş yapan Tüsem Et’i de teşhir etmiş… (Yani Tüsem Et’in ilk vukuatı değilmiş bu.)
  * Tüsem Et ve Et Ürünleri firmasının sahibi Nihat Şen’in adını yazınca Google’a, karşıma bu kez Nazifoğlu Sucuk Üretim Tesisleri, Aliçler Sucuk, Koşuoğlu Sucukları çıktı. Mesela 2012 yılında yapılan “Nazifoğlu’ndan sucuk savunması” başlıklı bir haberde, Tarım Bakanlığının yaptığı denetimlerde Aliçler Sucuk içinde at ve eşek eti tespit edildiği yazıyor. (Yani Nihat Şen’in ikinci vukuatı da değil.)
  * Hatta daha ilgincini söyleyeyim, Aliçler Sucuk yetkilisi Nihat Şen o dönem gazetelere yaptığı açıklamada kendini şöyle savunmuş: “Kasaplar kesilmiş eti getiriyor, biz de onları sucuk yapıyoruz. Adamın gözü önünde çekip sucuğu doldurduk. Fırınlayıp teslim ettik.” (2018’de de aynı yöntemi uyguluyorlar mı, bilmiyorum.)
Tüsem Et’in sahibi hala Nihat Şen mi?
Şirketi devretmiş midir?
Onları da bilmiyorum.
Ancak;
  1. Meslek erbabı kimin iyi, kimin kötü esnaf olduğunu bilir. Sanat Et, adı bu derece kötü şöhrete sahip bir firmadan ne olursa olsun uzak durmalıydı.
  2. Firma hakkında bilgi almak için detaylı araştırma yapmaya da gerek yok. Benim gibi Google’a yazsalar zaten az çok bir kanaat sahibi olurlar. Tetikçi gazetelerin haberleri az çok belli olacağı için, yanlış bilgi edinmeleri de söz konusu olmayacaktı.
  3. Nevzat Sayın, son bir aydır bu firmadan mal almadıklarını, çalışmadıklarını söyledi. Ancak dediğim gibi, bence hiç çalışmamalıydı. Çalıştığı tüm firmaları merak edip araştırmalı, kararını ilk başta ona göre vermeliydi.
Biz yine de İl Tarım Müdürlüğünden gelecek rapor sonucunu beklemeye devam edelim


En fazla 1 ay sonra istifa eder

Öncelikle;
İyi Parti İl Başkanı Dr. Serdar Kaman bir rekor kırdı.
Türkiye’de ilk defa bir il başkan adayı, tek başına girdiği bir kongrede yaklaşık 200 tane çizik yedi.
Tam sayı vermek gerekirse;
İl kongresine 402 delege katıldı, 36 oy geçersiz sayıldı, 150 küsur kişi Kaman’ın üstünü çizdi.
(O 36 kişinin oy pusulalarına Kaman ile ilgili kötü sözler yazdığı iddiaları da var.)
Türkiye’de bugüne kadar böyle bir şey yaşanmış mıdır?
Yetmezmiş gibi, yanında getirdiği genç, il yöneticisini yumrukladı.
İl kongresinde adeta dağılmış gibiydi, sesi, dudakları, bacakları, kalbi titredi Serdar Kaman’ın.
Daha ne olsun!
Serdar Kaman bu saatten sonra Kocaeli’de sağlıklı bir il başkanlığı yapamaz.
Koltukta otursa bile faydalı olamaz.
Belki bir iki hafta daha…
Ama 1 Nisan’daki büyük kongrenin ardından genel merkezde Serdar Kaman’ın ciddi anlamda masaya yatırılmasını…
Tıpkı Bahçeli’ye hakaret eden eski il başkanı ve Wellborn Otelinin sahibi Haluk Ulusoy gibi…
Sağlık nedenlerini gerekçe göstererek görevini bırakmasını bekliyorum.
Bu haliyle seçime girecek İyi Partinin hali hiç de iyi olmayacaktır.

Serdar Kaman’ın, İyi Parti 1. Olağan İl Kongresindeki görüntüsü….

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin