Bu kadar fark nasıl oluştu?

0

Dün, Kocaeli Emlakçılar Odası kongresinin yapıldığı Antikkapı Restoran’ın içinde ve
dışında, kimi yakaladıysam sonuç tahmini almaya çalıştım.
“Yazılmamak kaydıyla” dedim, çünkü insanlar gerçek düşüncelerini söylemekten
çekiniyorlar haber söz konusu olduğu zaman.
Görüştüğüm isimlerden biri de Alpay Hacıoğlu’ydu.
Her ne kadar gazetemizde yer alan haberde “70-80 fark bekliyordum” dediyse de…
Kongre günü bana “60-70” rakamlarını telaffuz etmişti.
Ama Alpay Hacıoğlu 60 değil tam 164 oy fark attı.
İyi de ne oldu?
Hacıoğlu’nun bile tahmin edemediği bu fark nasıl oluştu?
Nasıl oldu da arayı bu kadar açtı?
Ben gün boyu bu sorunun yanıtını aradım.
Yaptığım görüşmelerden elde ettiğim ve en çok duyduğum yanıtlar şunlar;
1.Ahmet Pekin’in çalışma grubunda çok iyi, tertemiz, pırıl pırıl isimler olduğu gibi, çok
tepki çeken isimler de vardı. Ve Pekin o isimleri yanından uzaklaştırmamakla yanlış yaptı.
2.Ahmet Pekin ilk kongreden sonra çok sesli ve katılımcı olamadı. Yanındaki ilk ekibini,
kendisini destekleyen isimleri bile küstürdü. Yanındakiler karşıya geçince fark daha da açıldı.
3.Alpay Hacıoğlu ise ilk kongrede çok rahattı, kendinden emindi, seçimi alırız diye
düşündü. Ve kaybetti. Bu kongrede ise çok sıkı çalıştı. Uzun süredir sahadaydı. İşini sağlama
aldı ve başardı.
4.Alpay Hacıoğlu, CHP’li olabilir. Ama agresif bir CHP’li değildir. Ayrıca ve en önemlisi
çok düzgün adamdır.
İtirazı olan varsa, onları da dinlemeye hazırım.

Alpay Hacıoğlu ve yönetimi

Bu kez gerçekten gitti

Furkan Çalışkan’ı ilk olarak Manşet Kocaeli’de yaptığı röportajlarla fark ettim.
23 yaşındaki bir muhabirin o tür röportajlardan sıkılmaması önemliydi.
Sonrasında gazete kapandı, bir ara Demokrat Kocaeli’ye girdi, bir ara İstanbul’da bir dergi
çıkardı ama gözüm hep üzerindeydi.
Bu gazetenin kuruluş aşamasında teklifimi yaptım, kabul etti, İstanbul’dan tekrar İzmit’e
döndü ve birlikte çalışma imkânı bulduk.
Zaman içinde kendisini geliştirdi, yeteneğini gösterdi ve güzel işler yaptı.
Çünkü malzeme vardı, yetenek vardı, heyecan vardı.
Zaman içinde ailesi ile de tanıştık.
Ve 25 yaşındaki bu delikanlının neden bu kadar pırıl pırıl olduğunu daha iyi anladık.
Yaklaşık bir yıldır birlikte çalıştığımız Furkan kardeşimizi bugün gerçekten, sahiden, vallahi
de billahi de askere uğurladık.
Gitmeden önce katkımız olsun diye de, biraz selam çalışması yaptık : )
* Avuç içini gösterme…
* Kolunu ve elini bükme…
* Parmağını yapıştır…
* Kaş hizasında tut, dedik. Daha doğrusu dedim.
Elbette doğru dürüst yapamadı : )
Elbette askerde öğreteceklerdir : )
İnşallah yarın akşama kadar Çorum’daki birliğine teslim olacak.
Allah nasip kısmet ederse, 31 Ağustos’ta askerliğini tamamlayıp İzmit’e geri dönecek.
Benim niyetim 1 Eylül’de işinin başına dönmesi, dermişim : )
Allah hayırlısıyla gidip hayırlısıyla vatan görevini yerine getirmeyi nasip etsin.
Sonrasına elbette sonra ve her zaman olduğu gibi birlikte karar veririz.
Varsa, bizden yana tüm haklarımız şimdiden helal olsun.
Sağ olsun, var olsun, nur olsun.
Ömrü hep bereketle dolsun.
Allah onu da bizi de doğru yoldan ayırmasın.
Bu arada;
Saçları olmasa bile yakışıklı kerata be…!


Doğan mı? Erdoğan mı?

Körfez Ticaret Odası başkan adaylarından Doğan Bozkurt ile tanıştık.
Telefonda.
Aday mısınız, tecrübeniz var mı sorularının ardından…
Laf nasıl geldiyse…
“Herkes beni Doğan olarak bilir. Ama asıl ismim Erdoğan” dedi.
“Neden Doğan diyorlar?” diye sordum.
“Valla ben de bilmiyorum. Düzeltmekte zorlanıyorum” dedi.
“Kim çıkardı bu Doğan’ı, Erdoğan bey” diye sordum.
“Valla ben çıkarmadım. Öyle dediler ben de öyle devam ediyorum. İnsanları kırmak
istemiyorum” dedi.
Ama sosyal medya hesabını “Doğan Bozkurt” olarak almış Erdoğan bey.
Yani işin burası da biraz tuhaf değil mi?
Kasım ayı seçim döneminde bastırdığı adaylık broşürlerinde ise adını Erdoğan Bozkurt
olarak yazmış!
Benim kafam karıştı…
Ama meseleyi pek de kurcalamak istemiyorum.
Bana göre kendisi ne diyorsa, öyledir!
Şayet ben bundan sonra kendisini görürsem ya da telefonlaşırsam, “Nasılsınız Doğan
Erdoğan Bey” diyeceğim ki, garantiye alayım!
Nasıl taktik ama?


1000 yemek çeşidi fazla!

Kocaeli Tarihi Sempozyumu gerçekten çok önemli ve çok büyük bir organizasyon.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 5 yıldır büyük bir ısrar ve titizlikle sürdürdüğü bu
sempozyumda kent tarihi ile ilgili daha önce hiç duymadığımız çok önemli bilgiler de gün
yüzüne çıkıyor.
Bu sayede kent de öğreniyor, biz de öğreniyoruz.
Ancak bir bilgi var ki; bana biraz abartı gibi geldi.
Kocaeli Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Ömür Alyakut demiş ki;
“Kocaeli’de şu anda 1000’e yakın yemek çeşidi var. Bu sayı, Hatay ve Gaziantep’ten bile
fazla…”
Yine Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği yöresel yemek yarışmalarında, bu
kentin unutulmuş ya da kaybolup gitmekte olan yemeklerini duyduk, okuduk, gördük.
Ama bu rakam, ondan bile fazla be hocam!
Yanılıyor muyum?
Bu arada;
Sempozyumda ortaya çıkan kentle ilgili ilginç bilgi ve rakamları, şehrin değişik
noktalarında, afişlerde, panolarda, bültenlerde, broşürlerde, elektrik maillerde, hatta üst geçit
ayaklarında görmek ve okumak isterim.
Güzel olacağını düşünüyorum.
Bu bilgilerin sempozyum sonrasında da yaşamasını ve yaşatılmasını arzu ediyorum.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin