Serdar Kaman ülkücülerden korkuyor

0

MHP’nin eski Derince İlçe Başkanı Adil Gülez bildiğiniz gibi MHP’den ayrılıp Meral Akşener’le birlikte hareket eden ülkücülerden.
İyi Parti kurucu il yönetim kurulu üyeleri arasında yer alan Adil Gülez, bugün fuar içindeki Çağlayan Restoran’da gerçekleştirilen İyi Parti 1. Olağan il kongresinde adını listede göremeyince…
Kongre salonuna giriş yapan İl Başkanı Serdar Kaman’a Çağlayan Restoran’ın kapısında yaklaşıyor, listeye neden alınmadığını soruyor.
Normali bu görüşmelerin gece, önceden ya da telefonla yapılmasıdır.
Ama anlaşılan o ki süreç burada sağlıklı olarak yönetilemiyor.
İşte tam da bu esnada, Serdar Kaman’ın yanındaki bir genç Adil Gülez’e yumruğu yapıştırıyor.
Kongreyi takip eden arkadaşıma sordum.
O yumruğun tam olarak Adil Gülez’in neresine isabet ettiğini öğrenemedim.
Ancak bu yumruk hadisesinden sonra polis kapıyı kapatıyor, yumruk atan genci paketliyor ve çevik kuvvet otobüsüne götürüyor.
Haberi ilk anda yaptık ama…
İçimden hep meselenin tekil ve abartı olabileceğini düşündüm.
Meğer öyle değilmiş.
İyi Parti’nin iyi bir doktor olan il başkanı Kaman, “gerginlik” olacak diye yanına birkaç tane genç takmış.
Onlar da Serdar Kaman’ı içeri girerken durduran ilk kişiye yumruğu patlatmış.
Bu arada İyi Parti il başkanına korumalık yapan ve eski il yöneticisine yumruk atan o genci ya da gençleri partide kimse tanımıyor.
Doğrusunu isterseniz Serdar Beyin psikolojisini anlamakta zorluk çekiyorum.
   1. Karamürsel kongresinde gerginlik çıkabilir diye çevik kuvvet istiyor.
   2. İl kongresine gelirken yanına tabiri caizse koruma alıyor. Ve o genç korumalar il başkanının yanına yaklaşan il yöneticisine sorup soruşturmadan yumruğu yapıştırıveriyor. Artık nasıl bir talimat almışlarsa!!!
Neresinden bakarsanız cahillik, neresinden bakarsanız ayıp şeyler bunlar!
Hele ki İyi Parti’nin il kongresinde, İyi Parti İl Başkanını bırakın dövmeyi ve yumruk atmayı, kim fiske atmaya cesaret edebilir ki?
Serdar Bey’in böyle bir ihtimali düşünmesi bile komikçe, kusura bakmasın ama cahilce.
Neden bu kadar korkuyor?
Neden böyle acayip şeyler yapıyor anlamak mümkün değil.
İyi Parti’de 70 tane il yöneticisi, 70 tane yedek il yöneticisi, bilmem kaç tane denetim kurulu, üst kurul delegesi, gençlik kolları yöneticisi var.
Dahası o salonda yüzlerce adam, genç, partili var.
Dahası polis var.
Serdar Bey biliyorum ki bedenen ve zihnen çok yoruluyor.
Ama son dönemde son derece yanlış işlere de imza atıyor.
Doğrusunu isterseniz benim aklıma iki seçenek geldi;
   1. İyi Parti içindeki ülkücülerden korkuyor, çekiniyor, rahatsızlık duyuyor.
   2. Kendi kendine kuruntu yapıyor, yaşanabilecek olayları zihninde abartıyor.
Haksız mıyım?


Hacer Çakır danışman olmuş

Hacer Çakır Başoğlu’nu şahsen tanımıyorum.
Kendisi Başiskele’nin eski kadın kolları başkanı.
Yanılmıyorsam 2014 yılında yeni ilçe başkanının belirlendiği süreçte…
Av. Bülent Karadağ’ın ismi ön plana çıkınca…
Yönetimi ile birlikte partiden toplu olarak istifa etti.
İstifa furyasına mahalle başkanlarının da katıldığı söylendi.
Aynı Hacer Çakır, ilçe başkanı olarak Şahin Talus’un isminde karar kılındıktan sonra “istifa etmediğini” söyledi (ya da öyle bir şey) ve birkaç ay sonra yapılan ilçe kadın kolları kongresinde tekrar ilçe başkanı seçildi.
O dönemi net olarak hatırlamıyorum.
Ama geriye dönük haberlerde de aşağı yukarı böyle yazıyor.
Doğrusunu isterseniz, geçen yıl Hacer Çakır’ın görevi bırakacağına da hiç kimse ihtimal vermiyordu.
Ama oldu, yerine Dilek Karakuş isimli meclis üyesi getirildi.
Birkaç ay sonra da (geçen ay olabilir)…
Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, Hacer Çakır’ı kendisine danışman olarak aldı.
Hacer Çakır’ın uzmanlığı nedir?
Hangi konularda danışmanlık görevini ifa edecek?
Ya da Hüseyin Ayaz kendisiyle nasıl çalışacak?
Bilmiyorum.
Ancak bu danışmanlık meselesinin ilçenin siyasi gündeminde üst sıralarda olduğunu iyi biliyorum.
En sık konuşulan iddia, üç dönemini tamamlamak üzere olan Hüseyin Ayaz’ın yaklaşan yerel seçimler öncesinde yeni ataklar yapmak isteyeceği yönünde.
Hacer Çakır da kendisine bu yolda destek verebilir, kadınlarla ilgili çeşitli programlar organize edebilir.
Bakalım, AK Parti tüzüğüne rağmen 4. dönemde de belediye başkanı olmak isteyen Ayaz’ın bundan sonraki siyasi ve taktiksel adımı ne olacak?


41burda sonunda değiştiriyor

41burda, İzmit’in en önemli ve pahalıya mal olan alışveriş merkezlerinden.
Yanılmıyorsam 300 milyon liraya mal olduğunu söylüyorlar.
İşte böylesine büyük bir yatırımın ve güçlü bir markanın zemini, açılışından iki yıl sonra neredeyse sil baştan yenileniyor.
Sebep zemin için yapılan yanlış tercihler.
Daha önce biliyorsunuz büyük ve dökme beton bloklar vardı yerde.
Ancak bir tarafına bastığınızda diğer tarafı havaya kalkabiliyor, üzerinden ağırlık geçtiği zaman kırılabiliyor ya da kadınların topuklu ayakkabıları araya sıkışabiliyordu.
Şimdilerde bu beton blokların tamamı, bildiğiniz parke taşlarının değişik bir modeli ile değiştiriliyor.
Renkli ve süngerimsi malzemeler de granite dönüştürülüyor.
Çalışmalar henüz tamamlanmamış.
Ancak buradan da anlıyoruz ki;
   1. Malzeme tercihleri muhtemelen masa başından yapılmış, bu işleri bilen, bu malzemeleri kullananlara sorulmamış.
 2. Koskoca Esas Holding’in işlerinde, bu derece basit hatalar yapılması da son derece şaşırtıcı.
 3. Meselenin, bir dönem şantajcının yazdığı gibi, AVM’yi yapan Haldız İnşaat ile alakası yok. Olamaz da. Zira Haldız müteahhit firma. Müteahhit firmalar tercih etmez, tercih edilenleri alır ve kullanırlar. Öyle değil mi?


Seviye böyle mi olmalı?

Bugün Antikkapı Restoran’da yapılan Kocaeli Emlakçılar Odası 2. Olağan Genel Kurulunda tanık olduğum manzaraya dair birkaç not aktarmak istiyorum:
   * 1. Olağan genel kurulda Ahmet Pekin sadece 7 oy farkla kazanmıştı. 2. Olağan genel kurulda ise Alpay Hacıoğlu 164 oy fark attı. Demek ki bu süreçte Pekin önemli yanlışlar yaptı, önemli isimlerin desteğini kaybetti.
   * Seviye çok kötüydü, gerginlik çok büyüktü. Bağrışmaların, kötü tezahüratın, küfürlerin haddi hesabı yoktu. Utandım. Kusura bakmasınlar ama Pazarcılar Odası kongresinde bile bu kadar kötü bir ortam yoktu. Bir yer satmak ya da kiralamak için son derece nazik olan emlakçıların, mesele kongre kazanmak olduğunda hiç de nazik olmadıklarını ayan beyan gördük maalesef.
   * Birkaç kere ortam öyle bir gerildi ki (Kürsünün hemen yanında olduğum için çok net gördüm) sadece bir kişi birine yumruk sallasa, maazallah ama o salonda büyük arbede yaşanırdı. Bir kişi kibriti çaksa, gerginlik hemen alev alırdı. Allah’a şükür ki sağduyu galip geldi.
   * Daha önce CHP’de siyaset yapan Alpay Hacıoğlu’nu sadece CHP değil, MHP’liler ve bir kısım AK Partili isimler de destekledi. Ahmet Pekin’in yanında ise İyi Partililer ve bazı AK Partililer vardı.

GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ
   * Alpay Hacıoğlu’nun daha önce siyaset yaptığı çok belliydi. Mikrofon ve kürsü hakimiyeti güçlüydü. Buna karşın Ahmet Pekin önündeki kağıttan okudu, heyecanlıydı, mikrofon tecrübesi azdı.
   * Ahmet Pekin’in konuşmasında tam iki kere “Güneş balçıkla sıvanmaz” lafı geçti. MHP kanadı ister istemez, bu lafların “İyi Parti mesajı” olduğunu iddia edecektir. Biliyorsunuz, onlar bu sıralar “güneş” kelimesi konusunda çok hassas!
   * Ahmet Pekin dönemine yöneltilen “oturum parası borcu” nedir? Tam olarak anlayamadım. Bu arada Pekin arkadaşlarının ceplerinden oda için çok para harcadığını iddia etti. Sanırım bu meseleye cevap verdi. Ama meselenin detaylarını da öğrenmek isterim.
   * Alpay Hacıoğlu’nun kongre sonrası göbek atması bana göre yanlıştı. Göbek attı diye suç işlemedi. Ama konuşmasında verdiği birlik beraberlik mesajlarına hiç de uygun bir tavır değildi.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin