Mehmet Uzunoğlu yeniden listeye girecek mi?

0

Şemsettin Ceyhan ile yeniden yola devam etme kararı alan AK Parti, il kongresini 25 Şubat Pazar günü gerçekleştirecek.
Yani iki hafta var kongreye.
50 kişilik il yönetiminin belirlenmesi açısından son derece kısıtlı bir zaman diliminden bahsediyoruz.
Pek çok kişiyle yeni il yönetimine dair görüşüyorum, fikir alışverişinde bulunuyorum.
Mevcutlardan kaçı yeniden seçilecek, dışarıdan kimler gelecek…
Kriterler, ayrıntılar, gözden kaçanlar…
Hepsini yarın genişçe ele alacağım.
Ama öncesinde bugünden bir şey yazmak istiyorum.
İl yönetimine dair en merak edilen konu, şüphesiz ki, icrada eksilme olup olmayacağı.
Daha da önemlisi, en önemli 4-5 il başkan yardımcısının değişip değişmeyeceği.
Daha da önemlisi…
En çok merak edileni…
AK Parti’nin en uzun süre il yönetiminde bulunan iki isminden biri olan Mehmet Uzunoğlu’nun durumu.
Uzunoğlu kadar uzun süre görev yapan Mehmet İpşiroğlu’nun yeni il yönetiminde olmaması zaten kimseye sürpriz olmayacak.
O yüzden de çok merak edilmiyor.
Ama partinin en kıdemli, en tecrübeli, en göz önünde olan ve en vazgeçilmez ismi Mehmet Uzunoğlu…
Bir kez daha il yönetimine girecek mi?
Kendi rekorunu da kıracak mı?
Mesela “20 yıldır il yönetim kurulu üyesi” gibi bir unvanını elde edebilecek mi?
Biliyorsunuz…
Mehmet Uzunoğlu yaklaşık 5-6 ay önce il başkanlığı için zemin yoklayan, bu konuda çeşitli arayışlar içine giren, fikir alışverişleri yapmaya başlayan bir isimdi.
“Şemsettin Ceyhan ile devam” denilince, o da doğal olarak geri çekildi.
Uzunoğlu’nun il yönetimine girip girmeyecek olması, bu açıdan da hayli önem arz ediyor.
Abartmıyorum.
Mehmet Uzunoğlu ile yola devam kararı alınıp alınmayacağı, en az Şemsettin Ceyhan ile yola devam kararı kadar önemlidir, dikkat çekicidir, konuşulur AK Parti kulislerinde.
Merak ediyoruz…

AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, il başkan yardımcısı Mehmet Uzunoğlu ve eski il başkan yardımcısı yeni Kartepe ilçe başkanı Av. Mustafa Kocaman (solda) ile birlikte.

Ben olsam güçlü bir şekilde yalanlardım

İki gün önce CHP’ye dair çok önemli bir kulis paylaştım.
Kocaeli Milletvekili ve mahallemizin insanı Fatma Kaplan Hürriyet’in büyük kurultayda PM’ye girmek istediğini…
Bu amaçla “PM adayı” yazılı bir kart bastırdığını…
Ancak milletvekili arkadaşı Haydar Akar’ın son düzlükteki atağı ile liste dışı kaldığını…
Kurultay salonunda ve bazı partililerin önünde Haydar Akar’a, “Bunun rövanşını alacağım” şeklinde takıldığını iddia etmiştim.
Böylesine önemli bir iddiayı ortaya atmış olmama rağmen arayan, soran, itiraz eden olmadı.
Sadece Fatma Hanım cep telefonuma mesaj attı, “Programda olduğum için arayamadım. Keşke arayıp sorsaydınız. Eğer ben bir laf etmişsem ‘evet söyledim’ derdim” dedi.
Nezaketi için ben kendisine teşekkür ediyorum.
Lakin…
Ben onun yerinde olsam, bu iddiayı güçlü bir şekilde yalanlardım.
Başkalarından da ses çıkmadığına göre…
“Sükut ikrardan gelir” (Yani sessizlik bir nevi onaylamaktır) diyelim.
Ve bundan sonraki maçlara bakalım.


“Üç katına kadar fark alınabilir”

Memur-Sen eski İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen eski şube başkanı Halil İbrahim Keleşoğlu’nun Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde para yatırmadığı için ameliyat edilmediğine ilişkin iddiasını dün bu köşeden aktarmıştım.
Yazının ardından üniversite kanadından cevap geldi.
Başhekim Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk aradı, şunları söyledi.
Konu biraz teknik ve detaylı olduğu için özetleyerek aktarmak istiyorum:

YÜRÜTME KURULUMUZUN KARARI
1.Üniversite hastaneleri ülke genelinde ekonomik anlamda iyi durumda değil. Üniversite hastaneleri masraflarını çıkarmakta, sürdürülebilir hizmet vermekte zorluk çekiyorlar. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin de ciddi borcu var. Mali disiplinden koparsak, borçlarımızı azaltmak yerine artırmış oluruz. Bizim asli görevimiz vatandaşımıza sürdürülebilir ve kaliteli hizmet vermek. Bunu yaparken de kurumu ayakta tutmak, kamu zararı meydana getirmemek.
2.SGK obezite ameliyatlarına 3.400 lira ödüyor. Ancak bir ameliyat için yapılan harcama her şey yolunda giderse 6-7 bin lira dolayında. Yani SGK ödemesi operasyon maliyetini bile karşılayamıyor. 2015’te yapılan bir düzenleme ile bu tür ameliyatlarda üç katına kadar para alınabileceği açıklandı. Ama hastane yürütme kurulumuz iki katına kadar fark alınmasının yeterli olacağına karar verdi. Yani ortada tamamen yasal ve operasyon maliyetini karşılamaya yönelik bir uygulama söz konusu.
3.Hastamız özel bir tercihte bulunmuş. Fakülte olarak özel hoca tercihi nedeniyle 3.500 lira ilave para alabiliyoruz. Ama bunu da istememişler daha sonra. Hocamız bundan da feragat etmiş. Rakamın sonradan 6 liraya inmesinin gerekçesi bu.
4.Makbuz verilmemesi söz konusu olamaz. Ödeme yapılan herkese makbuz veriliyor.

ÖZEL DEĞİL GENEL
Hoca ile görüşmemizden sonra diğer tıp fakültesi hastaneleriyle ilgili haberleri de okudum, kimi arkadaşlarla görüştüm.
Anladığım şey şu:
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine özel bir sıkıntı yok ortada.
Varsa tüm üniversite hastanelerini ilgilendiren bir durum, uygulama, konu bu.
İyi de çözümü nasıl olacak?
Üniversite hastaneleri borçlarını nasıl ödeyecek?
İlave para istemeden nasıl sürekli ve kaliteli hizmet üretecek?
İnanın onu da bilmiyorum.
Ancak hükümetin bu konularda radikal kararlar alması şart gibi görünüyor.

KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi

6 belediye, 6 milletvekili, 60 kişi

İyi Parti İl Başkanı Dr. Serdar Kaman, Meral Akşener’in de katıldığı il binasının açılışında yaptığı konuşmada, “Hedefimiz, 6 belediye ve 6 milletvekilliği” demişti.
Ancak…
AK Parti, İzmit İlçe kongresini Hasan Gemici Spor Salonunda yaptı.
CHP, İzmit İlçe Kongresini aynı şekilde Hasan Gemici Spor Salonunda yaptı.
MHP bile, İzmit İlçe Kongresini Sabancı Kültür Sitesi gibi bir yerde yaptı.
İyi Parti ise…
İl ve ilçe binasının küçük bir odasında, yaklaşık 50-60, bilemedin 70 kişiyle yaptı.
Peki bu tablo nasıl yorumlanabilir?
1.İyi Partililer bu işi bilmiyor, siyasette biraz acemiler. Tüm ilçe kongrelerini aynı gün yapmak istemeleri büyük bir hataydı, böyle bir tabloyu ortaya çıkardı, partiyi güçsüz gösterdi.
2.Zaten sayıca bu kadarlar. Kendilerini olduklarından büyük gösteriyorlar.


Paşa’nın abileri

Yıllar önce…
Muhtemelen 20 ya da 30 yıl kadar…
İzmit Mehmet Ali Paşa Gazi Mustafa Kemal Bulvarı (20 yıl önceki adıyla Başak Caddesi) Eren (yani benim büyüdüğüm) Sokak’ta rahmetli Hüseyin abimiz vardı.
(Oğlu Yasin şu an Kazakistan’da. Eşi Pakize abla aynı binada oturmaya devam ediyor.)
Hastaydı.
Hangi sebeple olduğunu hatırlayamıyorum…
Bir gün iki yan binada oturan eski muhtarın oğlu Seyfettin abi ile sokağın ortasında tartışmaya başladı.
Sinirliydi, öfkeliydi.
Bir ara Seyfettin abinin yüzüne aniden öyle sert bir tokat attı ki…
Sonrasında “Ne o, vuracak mısın?” gibi bir şey söylediğini hatırlıyorum.
Yüzüne tokat atılan insan çok kolay sinirlenir.
Ama Seyfettin abi her zamanki gibi sakin ve olgun davrandı.
“Sen beni burada dövsen de ağzımdan tek kelime kötü söz çıkmaz Hüseyin abi…” dedi.
O yaşlarda bu manzara ve Seyfettin abinin sükuneti çok hoşuma gitmişti.
Bakın hala unutmamışım.
Bu olayı şunun için anlattım:
Yeni Mehmet Ali Paşa Camii ile ilgili “Cuma günü temel atma töreni var” şeklinde kısa bir haber yapmıştım.
Facebook adresimde bu haberin altına yorumlar gelmeye başladı.
İki kişi (Murat Aktaş ile Mehmet Kaya) tartışırken…
Mahallenin orta yaşlılarından ve muhtemelen iki tarafı da tanıyan Yusuf Kahraman söze girdi.
Tıpkı Seyfettin abi gibi sakin bir üslupla konuştu, Murat Aktaş’a sabrı tavsiye etti.
Sonrasında tartışma daha da büyümek yerine küçüldü.
Ve güzel bir şekilde sonlandı.
Hatta Aktaş bir ara Kahraman’a “abimsin” dedi.
Kahraman da ona, “Sen de kardeşimsin” şeklinde karşılık verdi.
Mehmet Ali Paşa sadece kötü olaylarıyla hatırlanacak bir yer değil arkadaşlar.
Sürekli kavga edenler olduğu gibi…
Güzel insanlar da var, güzel olaylar da yaşanıyor.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin