Para yatırmadığı için ameliyat edilmedi

0

Halil İbrahim Keleşoğlu bu kentin tanıdığı bildiği isimlerden.
10 sene boyunca Memur-Sen İl Temsilciliği yaptı.
15 sene boyunca Eğitim-Bir-Sen şube başkanlığı yaptı.
AK Parti’den iki dönem milletvekili aday adayı oldu.
Şube başkanlığını bıraktıktan sonra da mesleğine yani öğretmenliğe geri döndü.
Halen Başiskele Bahçecik Endüstri Meslek Lisesinde öğretmenlik yapan Halil İbrahim Keleşoğlu’nun başı son dönemde kilolarıyla dertte.
Hareketli bir yapıya sahip olmasına rağmen sağlıklı kilo vermeyi başaramıyor Keleşoğlu.
Spor yapıyor, diyet yapıyor ama spor ve diyeti bırakınca verdiği kiloları hemen geri alıyor.
Kilo veremeyince de tansiyon ve benzeri rahatsızlıkları daha sık yaşar hale geliyor, sürekli tansiyon hapı kullanmak zorunda kalıyor.
Keleşoğlu sağlık sıkıntılarını kalıcı olarak çözemeyince ve kilo endeksi 40’ı geçince, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gidiyor.
Uzunca vakit olan muayene, test ve diğer aşamaları geçip tam ameliyat olacakken kendisinden 9 bin 500 lira isteniyor.
Dilerseniz konunun bu kısmını kendisinden dinleyelim:

BANA DÖKÜMÜNÜ VERİN!
“Bazı dostlarım bana Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde obezite cerrahına gitmemi tavsiye etmişti. Gittim, Yard. Doç. Sertaç Ata Güler’e muayene oldum. Hatta kendisine, ‘Obezite cerrahi masraflarının tamamını devlet karşılıyor. Sizi de tavsiye ettiler. O yüzden buraya geldim’ dedim. O da beni sağlık kuruluna sevketti.
Mayıstan ağustos ayına kadar kurulda 7 bölümde muayene, tahlil ve tetkiklerimi oldum. Okullar açılana kadar ameliyat olmak istediğimi söyledim. Ancak bana gün verilmedi. Okullar açıldı, 22 Kasım’da arandım, 29 Kasım’da obezite cerrahi heyetine girmem istendi. Geldim ama tekrar Endokrinoloji Polikliniğime gitmemi istediler. Bir hafta sonra sonucu tekrar hocalara bildirdim. Fakat bana bir türlü ameliyat günü verilmedi.
Hastaneyi aradım, 15 Tatil’den önce şu ameliyatı olayım, dedim. Bana 29 Ocak’ta ameliyat olabileceğim söylendi. Beni bir hafta önce arayıp iğne vurulmamı söylemeleri lazımdı. Aramayınca ben onları aradım. Bu kez ‘Ameliyat 6 Şubat’a ertelendi’ dediler. 5 Şubat’ta yatışa gitmemi söylediler. Ben de o tarihte hastaneye gittim.
O gün yer açılması için birkaç saat bekledim. Yer çıkınca resmi işlemleri yapmak için hasta kabule gittiğimde bana yapılacak ameliyat nedeniyle 9 bin 500 lira borcum olduğunu, öncelikle bu ücreti yatırmam gerektiği söylendi. Ben bu rakama itiraz edince, hemşire hoca ile görüştü, hocanın kendi payını almayacağını, sadece hastane payı olan 6 bin lirayı yatırmam gerektiği söylendi. ‘Bana dökümünü verin. Bir de siz bana para alacağınızı söylemediniz. Bilgim ve hazırlığım yoktu. Bu nedenle senet yapalım’ dedim. Ama mesainin bittiğini, hocaların ve nöbetçi müdürün onay vermesi gerektiği söylendi.
HALBUKİ DEVLET ÖDÜYOR
Canım sıkıldı, ödeme dökümünü istedim, ödemem gereken miktarın ne olduğunu sordum. Zorlayınca, ‘Hoca özeli + 6 bin lira hastane masrafı’ diye yazdılar bir kâğıdın üzerine. Sekreter ‘Üniversite hastalarına devlet para vermiyor’ dedi hatta. Halbuki devlet bu ameliyatı yapan her hastaneye 6 bin küsur lira ödüyor.
Biraz sonra başhekim, Ata Güler ve bir başka hoca katı dolaşırlarken yanıma geldiler ve bana da aynısını söylediler. Ben onlara da itiraz edince, şöyle bir dolaştılar ve tekrar yanıma geldiler. ‘Sen Derince’de bedava ameliyat olabilirsin. Derince ile görüşelim. Seni oraya yatıralım’ dediler ve odadan çıkmamızı istediler. Biz de çıktık.
Ben hemen rektörümüze ulaşmaya çalıştım. Özel kalemine konuyu detaylı şekilde anlattım. Rektör yardımcısı Ercüment Çiftçi’yi bana yönlendirdiler. Kendilerine de aynı şeyleri tekrar ettim. ‘İlgileneceğim. Sizden neden 6 bin lira istendiğini öğrenip dönüş yapacağım’ dedi. Ancak hiçbir şekilde dönüş yapmadı. Kimse arayıp sormadı.
İZMİR’DE 8 BİN LİRA
Bu arada aynı rahatsızlıktan İzmir’deki özel bir hastanede ameliyat olan oğlum, bana da randevu aldı. Özel hastaneye bu ameliyat için ödeyeceğimiz rakam toplamda 8 bin lira. Düşünün, tıp fakültesi hastanesi, devletten bu ameliyat için destek almasına rağmen benden daha fazla para talep ediyor. Ben bu işi anlayamadım.
Mesele benim için para meselesi değil. Ben eski bir sendikacıyım. Muhtemeldir ki, benim çektiğim sıkıntıları çeken yüzlerce, binlerce hasta var. Pek çok kişiden ameliyatlar için yüksek miktarlarda para isteniyor. Ben buna karşıyım. Bunlar doğru şeyler değil. Benim itirazım buna.
SAVCILIĞA BİLDİRECEĞİM
Canım çok sıkıldı. Uygulamayı ve bana yapılan muameleyi kabul etmiyorum. Bu durumu CİMER’e ve savcılığa bildireceğim. Büyük ihtimalle de ameliyatımı İzmir’de olacağım.
Ben şehrimizin güzide bir eğitim kurumu olan üniversitemizin adının bu tür olaylarla anılmasını istemiyorum. Hakkımı sonuna kadar arayacağım. Siyasetin bu konuya eğilmesini istiyorum. Üniversitenin bu konuyu nasıl açıklayacağını da merak ediyorum.
Devletin ücretsiz dediği bir ameliyat için nasıl olur da 9 bin 500 lira istenir? Benim itirazlarımdan sonra 6 bin liraya indiler. Bu 6 bin lira neyin parası? Bana neden döküm vermiyorlar?”

SADETTİN HÜLAGÜ’YE ÇAĞRI
Halil İbrahim Keleşoğlu’nun şikâyetini ve yaşananları dinlediniz.
Elbette karşı tarafın da söz ve cevap hakkı var.
Ancak ortada da bir yanlış var.
Üniversite hastanesinde istenen ve dökümü açıklanmayan ameliyat paraları var.
Ben konuyu aynı zamanda bir doktor olan Sadettin Hocama havale ediyorum.
Hocam burada galiba ciddi bir sorun var.
Bilginiz olduğunu sanmıyorum.
Ya da size de doğru bilgi verilmemiş olabilir.
Şayet Keleşoğlu’nu dinleyebilirseniz sorunu daha iyi tespit etmiş olursunuz.
Neticede ortada para, ciddi bir iddia ve vatandaşın sağlığı söz konusu.
Öyle değil mi dostlar?

Halil İbrahim Keleşoğlu ve ailesi.

İTO iki ay öncesinden açıkladı

Ertelenmeden önce;
Yaklaşık 10 bin üyesi bulunan Kocaeli Ticaret Odasının mevcut yönetimi kongre tarihinin 5 Ekim 2017 olduğunu yaklaşık 20 gün önce yani 14 Eylül tarihinde açıklamıştı.
Bu dönem ise;
Yaklaşık 420 bin üyesi bulunan İstanbul Ticaret Odasının mevcut yönetimi kongre tarihinin 9 Nisan 2018 olduğunu, tam iki ay önce yani 9 Şubat tarihinde yani bugün açıkladı.
Bence KOTO’nun bu dönemki seçim takvimini çok daha önce açıklaması lazım.
Tıpkı İstanbul’daki gibi…

Kocaeli Ticaret Odası

Erdoğan Yılmaz’ın avantajları, dezavantajları

KOTO seçim sürecinde;
Destekleyenlere avantajlarını…
Eleştirenlere dezavantajlarını sordum.
Şunları söylediler;

Erdoğan Yılmaz’ın avantajları
* Çok çalışıyor. Sürekli çalışıyor. Herkese ulaşmaya çalışıyor.
* Her programına yoğun katılım var. Toplantıları çok kalabalık geçiyor.
* 6 yıl önemli bir STK’nın (TÜMSİAD) başkanlığını yaptı. Yani önemli bir yönetim tecrübesi var.
* TÜMSİAD grubunun desteği.
* Fuat Berna ve ekibinin dağılmış olması. Berna, İyi Parti İl yönetimine girince, ortada kalan ekipten istifade edecektir.
* Okan Oktay’ın desteği. Okan Oktay sayıca çok ve büyük bir kitleye hitap etmiyor. Ama 1 kişi bile 1 kişidir, destek destektir.
* Tüm siyasi partilere ve görüşlere kapısını açması. Hareketini geniş bir tabana oturtması. “Bu bir TÜMSİAD ve cemaat hareketi değil, bir kitle hareketidir” yaklaşımını sergilemesi.
* 1 Ekim sürecine oranla daha geniş bir kitleye ulaşmaya başlaması, yanına yeni isimler alması.

Erdoğan Yılmaz’ın dezavantajları
* TÜMSİAD’çı olması. Hatta hala TÜMSİAD Bölge Başkanlığını devam ettirmesi.
* TÜMSİAD’ın başındayken büyük projelere imza atmaması. Üyelere ve şehre ciddi katkılar sağlamaması.
* Listesinde Trabzonluların ağırlıkta olması.
* 25 Maddelik projelerini açıklamaması. Gerçekten 25 tane var mı? Neler onlar?
* “Üyelere ödedikleri aidatları geri kazandıracağız” lafının arkasında mı?
* “Siyaset yapmayacağım” dedi. Ama ilk günden itibaren siyasetle birlikte hareket etmesi.

Bence;
1. Rüzgar önemli. Seçimlere doğru esecek güçlü bir rüzgâr, kararsız oyların adresini de belirleyecektir.
2. Kaç grubun seçim yarışına katılacağı da çok önemli.
3. Avantaj ve dezavantajlar konusunda ilave yapmak isteyen olursa, sevinirim.

KOTO başkan adayı Erdoğan Yılmaz

Trabzonlular kazandı!

AK Parti İstanbul İl Başkanı düzenlediği basın toplantısı ile üç yıldır sürdürdüğü görevinden ayrıldı.
Dün gece 11’e çeyrek kala genel merkezden arandığını söyleyen Temurci’nin kamuoyu tarafından bilinen en büyük sıkıntısı, FETÖ soruşturmaları kapsamında Rize Çayeli’de gözaltına alınıp serbest bırakılan kardeşiydi.
Bir de…
Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın İstanbul teşkilatına ve yeni il yönetimine müdahale ettiğini, bunun da Temurci’yi ilave olarak rahatsız ettiğini söyleyenler var.
Temurci Rizeliydi.
Yerine Trabzonlu (Daha doğrusu Oflu) Bayram Şenocak geldi.
Berat Albayrak da Trabzonlu.
Anlayacağınız, bu yorum da yabana atılacak cinsten değil.

AK Parti İstanbul eski İl Başkanı Selim Temurci

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin