Selman Yıldırım’ın arkadaşları fütursuzca eleştiriyor

0

DÜNDEN DEVAM
Mehmet Ümit Küçükkaya ile Selman Yıldırım arasında ne var?
Biz gençlik kollarından beri birlikte 20 yıl siyaset yapmış ve anılarda birçok şey biriktirmiş insanlarız. O dönemler parti içinde muhalif bir grubun parçasıydık. “Belediyeleri kaybetmeyelim, kolektif aklı çalıştıralım” gibi çağrılarda bulunurduk. Bu uğurda da Haydar Bey ile Selman Bey ile 20 yıldır siyaset yapıyoruz. Bu noktada belki benimle ilgili eleştirilerini dile getirebilir. Ancak bunu dostunu kırmadan söyler.
Yani aranızda bir soğukluk var mı?
Hayır. Aramızda bir soğukluk söz konusu değil. Benim kişisel olarak herhangi bir soğuk tavrım yok. Belki aramızda bir yöntem tartışması olmuştur.

BENİM YANIMDAKİ HİÇ KİMSENİN…
Ancak Haydar Bey, Gökhan Bey ve Selman Bey olarak biz birlikte organize ettiğimiz bir kongre süreci yaşadık. Aramızdaki soğukluk fotoğrafının verilmesinin tek nedeni şudur: Benim yanımdaki hiç kimsenin Selman Bey’i eleştirme şansı yok. Ancak Selman Bey ile siyaset yaptığını iddia eden arkadaşlar fütursuzca beni eleştiriyorlar. Bu sefer de aramızda bir çelişki varmış gibi duruyor.
Ancak tüm yerel gazeteler, ilçe kongresinden sonra “Küçükkaya herkese gol attı” şeklinde yorumladı.
Demek ki kendime de gol atmışım. Ben il kongresinde İzmit’in de içinde bulunduğu sandıkta 30 çizik yedim. Şunu söylemek istiyorum. Selman Yıldırım’ın arkadaşlarını, Remzi Özkan’ı, Alparslan Seymen’i kızdırmışım. Herkesin kızdığı ve kendisinin de çizik yediği bir liste yaptığına göre Mehmet Ümit Küçükkaya “ben merkezli” bir liste yapmamış demektir.

 SELMAN YILDIRIM BAŞKA BİR MAKAM İSTEMEZ
Herkesin eleştirmesi sizin doğru yaptığınız anlamına mı gelir sizce?
Benim en önemli kriterim yönetime katılma performansıdır. Bana kızdıklarında “Senin katılım performansın düşük. Bu yüzden bir dahaki dönem devam edemedik” diyebiliyorum.
Peki “Selman Yıldırım’a 100 kongre feda olsun” ne demek? Bunu söylemeye neden ihtiyaç duydunuz?
Benim dostlarım ile arama kongreler giremez. Kongre yüzünden dostlarımla aramda, kim hatalı olursa olsun, düşmanlık, kindarlık gibi duygulara gerek yok. Bunlar dünyevi şeylerdir. Kongreler gelir geçer.
Selman Yıldırım İzmit Belediye Başkanlığı’na fazla mı angaje oluyor?
Bu sorunun aynısı bana “Milletvekilliğine fazla mı angaje oluyor?” şeklinde sorulabilir. Ben Selman Yıldırım’ı çok iyi tanıyorum. Selman Yıldırım çocukluğundan beri bu kente dair hayalleri olan bir adam. Nasıl benim Ankara’da siyaset yapma hayalim varsa, onun da bu kente dair hayalleri var. Bununla ilgili olarak maddi manevi her anlamda parti içinde siyaset yapıyor. Bunu “Selman Yıldırım sadece belediye başkanlığına kilitlenmiş” şekilde yorumlamak çok sert bir eleştiri olur. Ona başka bir makam verelim, istemez. Hayallerinin peşinden koşan bir adamı böyle eleştirmek yersiz oluyor kanımca.

CUMHURBAŞKANI OLMAK İSTİYORUM
Mesela ben milletvekilliği adayı olacağımı 15 yaşımdan beri dile getirdim. Çünkü bir gün cumhurbaşkanı olmak istiyorum. Siyasetin en üst noktası olduğundan dolayı. Ancak bir gün muhtar bile olamadan siyaset hayatım sona erebilir. Bunun örnekleri var. Biz bu motivasyonla siyaset yapıp, bu gerçeklikle aklımızı kullanırız. Selman abi de bu konuda benim gibidir. Bir gün İzmit Belediye Başkanı olamayacağı ihtimalini bilerek, ama Sefa Sirmen’i geçebilecek yetenekte belediye başkanı olabilme hayaline koşturacak. Biz bu hayali neden eleştireceğiz?

MAHALLE TEMSİLCİLERİ OLMAYACAK!
Selman Yıldırım’a yakın olan bazı mahalle temsilcilerini değiştireceğiniz dedikoduları dolaşıyor.
Biz mahalle temsilcilerini, mahalledeki üyelerin seçmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz. Hatta mahalle temsilcilerini mahalle meclislerine dönüştürmek istiyoruz. Çünkü koca bir mahallenin sorumluluğunu bir kişiye yüklemenin yanlış olduğunu düşünüyoruz. Siyasette, “Her mahalle temsilcisi benim adamım olsun, yönetimlerde benim adamım olsun” mantığı yanlış. Kimse kimsenin adamı olamaz. Bugün birlikte olduğunuz insanlarla yarın karşı karşıya geliyorsunuz çünkü. Çünkü parti içinde ideolojik bir kavga yok. Bir hizmetler yarışı var.

GÖKHAN ERCAN KARDEŞİM GİBİDİR
Bu parti içinde sizi en çok Gökhan Ercan ile birlikte görüyoruz. Gökhan Ercan sizin için ne ifade ediyor?
Bazı insanlar vardır ki ilişkileriniz asla bozulmaz. Onunla ben anneannemi mezara birlikte gömdüm. Orada elini uzatanlardan biri de Selman Yıldırım’dı. Cenazenin bütün çay masraflarını üstlenen Haydar Akar’dı. Şimdi Haydar beye sorsanız hatırlamaz. O yüzden bazı insanlarla ilişkilerinizi kolay bozamazsınız. Bu üç insan da benim için ayrı ayrı önem arz eder. Gökhan kardeşim gibidir. Diğerlerine ağabey gözüyle bakarım. Ama klasik bir ağabeyin ötesinde özel yerleri var.
Gökhan diğerlerine oranla biraz daha yakın gibi. Yaş olarak da yakın olduğunuz için mi?
Olabilir. Biz dördümüz de aynı doğrultuda birbirimize yakınız. Partiye çok genç yaşta gelmişti. Burada evlendi, birlikte koşturduk. Birçok hikayemiz vardır. Ancak biraz önce söylediğim mevzu en özel olanıdır benim için. Bunu da her yerde söylemem, herkes de bilmez zaten.

ÖRGÜTLERDEN MANAV İSMİ GELMEDİ
İzmit İlçe yönetiminde Bekirpaşa’nın biraz zayıf bırakıldığı düşünülüyor. Siz bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bekirpaşa çok özel bir bölge. “Bekirpaşa’dan bir Manav arkadaş bulalım mı?” şeklinde düşünceler de oldu. Birkaç çalışma ben yaptım. Listeye de Mehmet Baştan gibi önemli bir esnafı koyduk. Hem ilde hem ilçede Manav ağırlıklı bir il yöneticisi, ilçe yöneticisi koymak ister miydim? Çok isterdim. Ancak ilde de ilçede de çok ciddi sorun var. Sorun da CHP’nin alt kadrolarında Manav arkadaşlarımız uzun süredir itilmiş. Öne çıkmalarında sıkıntılar var. İlçe delegasyonunda yer alamayan ya da partide sayıca az olduklarından dolayı biz de bir türlü çıkartamadık. Bu bir eksiklik mi? Evet kabul ediyorum. Sorun sadece ilçeye alamadığımız birer arkadaş değil. Beş tane alma şansımız yok. Çünkü isim yok. CHP’nin bu ilişkiyi hızlıca kurması gerekiyor. Bu ilişkiyi Mehmet’e yıkmak ya da Cengiz’e yıkmak kolaya kaçmaktır.
Bekirpaşalı isim mi bulunamadı?
Örgütlerden öne çıkmış bir isim gelmedi diyebiliriz.

HABERDAR OLUYORLAR
Son dönemde Bekirpaşa’yı çok geziyorsunuz. Bu gezilere Cengiz Çakar’ı siz mi davet ediyorsunuz?
Bizim Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcımız Hakan Çakar Bey’dir. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcımız da Mehmet Baştürk’tür. Mehmet Bey bölgeleri seçer, Hakan bey ile istişare eder, bizimle gelecek arkadaşlarımızı da belirler. O bölgenin mahalle temsilcisi ya da meclis üyesi gibi örgüt sorumlularını Hakan Bey arar. Mehmet Bey de o bölgedeki altyapı çalışmalarını yapar. Mehmet Bey ile Cengiz Çakar’ın dükkânları da birbirine çok yakın olduğundan gün içinde çok sık görüşürler. Cengiz Bey de partiye bu konuda katkı sağlamak istediğini defaten bildirmiştir. O bölgeye çok sık gittiklerinden dolayı da Mehmet Bey ile çok sık bir araya geliyorlar. Ben de geleceklerse milletvekilleri ararım.
Yani Mehmet Baştürk’e olan yakınlığından dolayı mı geliyor?
Çalışmak isteyen herkesten faydalanmak ilçe başkanının görevidir. Kim gelmek ve çalışmak isterse elbette kapımız açıktır.
Bu programlara gençlik ve kadın kollarını davet ediyor musunuz?
Yönetim kurulu toplantılarıyla, whatssapp gruplarıyla benim ya da partimizin tüm programları meclis üyelerine ve ilçe yöneticilerine iletilir. Onlara ulaşmaması söz konusu dahi değil.

PROFİL ÖNEMLİ DEĞİL
İzmit Belediye Başkanlığı için nasıl bir aday lazım? Nasıl bir profili tercih etmek gerekiyor mu?
İki gözü, iki kulağı, burnu olan, nefes alabilen… (gülüşmeler) Başkanın profilinden ziyade seçimi nasıl yapacağımızı ve bu kenti nasıl yöneteceğimizi halka anlatmamız lazım gelir diye düşünüyorum.
Ama önce kazanmak lazım! Onun için de doğru adayı belirlemek lazım!
Kafamdaki planı söyleyeyim. Biz önce “Hayır” propagandası, sonra da Adalet Yürüyüşü ile CHP’yi klasik bir siyasi partiden farklı bir konuma taşıdık. Bu, toplumun büyük bir kesimine de olumlu yansıdı. Şimdi bunun üstüne koyup, bu bloktaki ideolojisi ne olursa olsun adalet ihtiyacı olan arkadaşlarımızla birlikte bir Düşünceler Platformu kurmamız lazım. Bu kentin meclis grubunu, belediye başkanlığını, projelerini nasıl gerçekleştirebileceğiz, bunu tartışmamız lazım. MİA’da olduğu gibi Mimarlar Odası’ndan fikir bile almayan bir anlayıştan, İzmit’in çöpünü bile nasıl planlayacağımız bir anlayışa geliştirmek lazım. Bu ortamı sağlayacak kurum da CHP İlçe Örgütü ve İl Başkanlığı’dır. Biz bu ortamı sağlayacağız. Böylece o aday da bilgisi ile birikimi ile kendini çok rahat kanıtlayacaktır. Kazandıktan sonraki süreci bile tartışabileceğimiz bir altyapı organizasyonu yapmamız lazım.

ADAYA BİR TEPSİ SUNALIM
Benim hedefim budur. Bu hedefi ete kemiğe büründürmek çok kolay. Bir adayı belirlersin, anketten, ön seçimden gidersin bu ortamı hazırlarsın. Sonuçta İzmit’te aday bulma zorluğu çekileceğini sanmıyorum. Ancak adayımıza bir tepsiyi sunmak zorundayız. Örgütlerin görevi budur.
Kongre sonrasında çeşitli ziyaretler yapıyorsunuz. Ama yanınızda hep aynı kişiler var. Mesela Alpaslan Seymen, Fikret Toker, Fatma Kaplan Hürriyet var. Bunun nedeni nedir?
Alpaslan Seymen bir kere geldi. Fikret Toker de Yeşilova’daki etkinliklerde vardı. Fatma Hanım ise Cuma günleri geldiğinde programlara katılmak istiyor. Tahsin Bey istedi. Yani o isimler sürekli değil. Bölge ile alakalı olarak geliyorlar. Bizim vekillerimizi sahaya çıkarma gibi bir niyetimiz var. Haydar Bey, Maraş’taydı. O yüzden gelemedi.

ALPASLAN SEYMEN ADAY OLMAZ
Alpaslan Seymen ve Fatma Kaplan Hürriyet sizinle son dönemde daha sık bir araya gelince, “İzmit Belediye Başkan adayı olacaklar” şeklinde konuşmalar, dedikodular da yapılır oldu. Ne diyorsunuz?
Alpaslan Seymen, CHP siyasetinde varlığı inkâr edilemez bir figür. Kendisi hiçbir zaman birinci adam olma isteği olmayan bir kişi. Ben Cengiz Bey’e kongre öncesinde “Alpaslan Seymen veya Selman Yıldırım il başkanlığına aday olursa onları desteklerim” dedim. Cengiz Bey de “Ben de onları desteklerim” dedi. Ama ben Alpaslan Seymen’in birinci adamlıkla ilgili bir yere aday olacağını düşünmüyorum. Bunu kendisiyle defaatle konuştuk. Zaten espri de yapıyor, “Ben aday olma ihtimalimi seviyorum” diye.

FATMA HANIMI BAŞARILI BULUYORUM
Fatma Kaplan Hürriyet de bir dönem daha milletvekili olmak istediğini söylüyor. Ben Fatma Hanımı başarılı buluyorum. Elindeki fırsatı çok iyi kullandığını da düşünüyorum. POSCO’da, tribünlerde, pazarda… Kendisine gösterilen ilgiyi de görüyorum.

CENGİZ ÇAKAR DA İSTİYOR
Fatma Hanımın bilgisinden, Alpaslan Seymen’in partiye olan sevdasından, Selman Yıldırım’ın sürekli olarak bu işlerle koşturmasından yararlanmak benim birinci görevim. Yarın öbür gün başka potansiyeldeki veya sevdasındaki arkadaşlarla da olur. Mesela Cengiz Çakar da “Ben belediye başkanı olmak istiyorum” diyor.
Ama benim söyle bir özelliğim vardır: Seni şuraya aday yapacağım, seni belediye başkanı yaparım, seni meclis üyesi yapacağım demem. Taslak çalışmalarda adlarının olduğunu bilir ama listede olup olmadıklarını herkes gibi öğrenirler. Önemli olan tek şey 2019’u kazanmaktır.

KÜÇÜKKAYA’NIN SÖZ HAKKI YOK
Küçükkaya değil? Küçükkaya kim ya? Cengiz Sarıbay kim? PM Üyesi Haydar Akar kim? Küçükkaya’nın adayı halka uymuyorsa ne olacak? Öyle bir şey yok. Küçükkaya’nın öyle bir lüksü yok. İlçe başkanı olabilirim ama değneksiz köy değil burası. Halk kimi istiyorsa o aday olur. Bu teknik bir çalışmadır. Eğer hoşlanmadığın biriyse, kan kusarsın kızılcık şerbeti içersin, en fazla ona sarılırsın. Önemli olan kazandırabilecek bir aday olmasıdır. Küçükkaya’nın bu konuda söz hakkı yok.

RÖPORTAJ: CANSU ALBAYRAK / EMRE GÜNDOĞDU

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin