O müfettişin attıkları ne olacak?

Geçen hafta FETÖ operasyonları kapsamında tutuklanan bir müfettiş vardı.
Adı Muhammet Emin Yavuz.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin müfettişlerindenmiş.
Önce gözaltına alınmış.
Sonrasında da tutuklanmış.
Yanılmıyorsam, eşi de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış.
Şimdi Büyükşehir Belediyesi koridorlarında şu konuşuluyor.
Hani Bank Asya’da hesabı olan, kredi çeken…
Bu ve benzer sebeplerden dolayı belediye müfettişlerine savunma veren…
Sonrasında belediyeden atılan…
Personel, müteahhit elemanı, güvenlikçi, temizlikçi vb. var ya…
Onların kaç tanesinin atılmasında bu müfettişin dahli, etkisi, katkısı var?
FETÖCÜ müfettişin FETÖCÜ diye attığı belediye ve taşeron personelleri gerçekten FETÖCÜ mü?
Gerçekten suçlu mu?
Yoksa kasıtlı olarak atılmış olabilirler mi?
O müfettişin baktığı tüm dosyalar tekrar elden geçirilecek mi?
İnsan ister istemez işkilleniyor.
Belediyedeki arkadaşlar da konuşuyor, merak ediyor doğal olarak.


Minicooper Emniyete.
Amarok Jandarma’ya

Bu ülkeye sadece temiz siyaset, temiz bürokrasi ve temiz iş adamları lazım değil.
Aynı zamanda temiz medya da lazım.
Bu sebeple herkesi yazan medyayı da yazmak gerektiğini düşünüyor ve gördüğünüz gibi, zaten yazıyorum.
Daha önce “1 milyon liralık lüks jeep kimin?” ve “Yerel bir gazetecinin 1.5 milyon liralık araç parkı” başlıklarıyla sizlere duyurduğum malum konu ile alakalı küçük bir gelişme var.
Duyduğum kadarıyla Hazine, el koyduğu bazı taşınır malları satmak yerine…
İhtiyacı bulunan kamu kuruluşlarına vermeye başlamış.
Mesela…
Resimde gördüğünüz ve devletin tüm mallarına el koyduğu Etik Gazetecilik AŞ’ye ait olan Minicooper emniyet teşkilatına tahsis edilmiş.
Devlete geçen araçlardan Volkswagen Amarok adlı arazi aracının da kısa bir süre sonra jandarma emrine verileceği belirtiliyor.
1 milyonluk jeep mi?
Muhtemelen satışa çıkarılacak.
Ama onun durumu henüz belli olmadı.
Olunca söz, haber vereceğim.


Serhat Duyar bir el uzatsa…

Adı büyük ama kendi küçük olan BBP’nin 15 Ekim’de gerçekleştireceği il kongresine…
Mevcut il başkanı Serhat Duyar ile birlikte eski milletvekili adayları Zülküf Eta ve Ercan Keleş de aday olduğunu açıklayınca, Büyük Birlik’te ortalık bayram(!) yerine döndü.
Eta ve Keleş genel merkez tarafından tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edilirken…
Delege listelerindeki eksikler nedeniyle de suç duyurusunda bulundu.
BBP’li arkadaşlar partide topu topu 15-20 kişiler.
Ona rağmen bölündükçe bölünüyorlar, kavga üstüne kavga ediyorlar.
Canım sıkıldı, Zülküf Eta ile Ercan Keleş’i telefonla aradım.
“Sizin derdiniz ne?” diye sordum.
İki şey söylediler:
1.Genel merkezin duruşu konusunda da eleştirilerimiz var. Ama biz büyük birlikçiyiz. Bizde lidere esastır. Bunlar aşılabilir.
2.En büyük sıkıntımız Serhat Duyar’la. Serhat Duyar’ın yönetim tarzıyla. Geniş, kapsamlı istişareler yapmak yerine partiyi küçülten adımlar atıyor. Birleştirici olmak yerine ayrıştırıcı hareketler yapıyor. Abilik yapmak yerine sadece reklam yapıyor.
5 yıldır Serhat Duyar’la görev yapanlardan bir tanesi bile yanında şu an değil. Kimi sayarsanız sayın? Tamam, biz suçluyuz. Bizim sıkıntımız var diyelim (yok ama). Herkesin mi sıkıntısı var? Serhat Duyar yeniden il başkanı olacağı ya da bu kongre öncesinde gelseydi, kapsamlı bir istişare yapsaydı, kimsenin itirazı olmazdı. Referandum döneminde bile bir tane arkadaşım çıkmazdı itiraz eden. ‘Ben EVET demeyeceğim ama genel merkezin almış olduğu karara saygı duyarız’ derdik. ‘İçimizdeki FETÖCÜleri temizliyoruz’ diyor. Ama delege listelerinin tamamına yakınını da değiştiriyor. Demek ki hepimize FETÖCÜ damgası vuruyor, hepimizden şüpheleniyor.”
Yukarıdaki arkadaşlar bana özetle bunları söylediler.
Belki yanlış söylediler, eksik söylediler, kasıtlı söylediler.
Ama söyledikleri bana mantıklı geldi.
Doğru ve samimi olup olmadıklarını anlamak için onlara el uzatmak, eleştiri ve düşüncelerini bizzat dinlemek, az biraz da empati yapmak lazım.
Bir partinin il başkanını ya da Serhat Duyar’ı herkes beğenecek diye bir kaide yok.
Ama Büyük Birlik Partisinin de eski parti yöneticilerini bu derece küstürecek lüksü yok.
Bakalım, her şeye rağmen beklenen adım atılabilecek mi?
Serhat Duyar, Zülküf Eta ve Ercan Keleş’le bir araya gelip sorunları yüz yüze konuşabilecek mi?
“Biz kardeşiz, düşman değil” diyebilecek mi?
BBP’yi mahkeme kapılarından kurtarabilecek mi?


İzmit’e yeni imar mümkün

Kentsel dönüşüm tartışmaları dolayısıyla tavsiyemdir, teklifimdir.
İmar planı 1960’lı yıllarda yapılan İzmit’e yeni bir imar planı çizdirilsin.
Şirintepe’den Yeni Mahalle’ye, Fatih Mahallesinden Gültepe Turgut Tavşantepe’ye kadar tüm tepelerdeki kentsel dönüşüm için kapsamlı bir plan hazırlansın.
En az 5-10 dönüm yer toplayanlara artı 2-3-4 kat (Neyse) verilsin.
Böylelikle kentsel dönüşüm hem yer sahipleri hem de müteahhitler için cazip hale getirilsin.
İzmit bambaşka bir görünüme kavuşsun, marka olsun.
İzmit’in kapsamlı dönüşüm ve kurtuluşunun anahtarı budur.
Siyaseten kolay mı?
Asla.
Ama başka bir çaresi de yok.

 

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin